İÇ AÇIK DIŞ AÇIĞA DÖNÜŞTÜ

Kamu Kesimi, Merkezi devlet, yani Cumhurbaşkanlığı ve bakanlıklar, Üniversiteler gibi katma Bütçeli daireler, Belediyeler ve özel idareler  ve KİT’lerden oluşur.. Bu kesimin gelir- gider açığına’’ iç açık’’ deniliyor… İç açığın ne anlam İfade ettiğini anlayabilmek için , bu açığın Milli gelire oranına bakmak gerekir… Bu oran 2002 yılında yüzde 12.7 iken, 2004 yılında yüzde 5.9 ‘a geriledi… İyi…

Yine, bir ülkenin döviz gelirleri ile döviz giderleri arasındaki farka da ‘’dış cari açık” diyoruz… Dış cari açığın da etkilerini ve boyutunu daha iyi kavramak için, Dış açığın Milli gelire oranına bakma gerekir.. Bu oranda 2002 yılında sıfıra yakındı…

(Yüzde 0.9) Ancak 2004 yılında yüzde 5.2’ye yükseldi…

Özetle, iç açık oranı azalırken, dış açık oranı arttı… Başka bir ifade ile iç açıkların yerini giderek dış açıklar alıyor…

İç açıkları yıllarca Merkez bankası kaynaklarından finanse ettik… Yani karşılıksız para basarak kapattık… Sonuçta enflasyon oranı yükseldi… Şimdi ise yalnızca borçlanarak finanse ediyoruz…

Aslında iç açıkları borçlanarak finanse etmenin de maliyeti var… Gelir dağılımı bozuluyor… Hazine yalnızca açıkları kapatmak için borçlandığı için Kamu hizmetleri ve özellikle altyapı yatırımları yapılamıyor… Bu şartlarda kalıcı bir büyüme sağlamak imkanı daralıyor.

Dış açığa gelince… Dış açık doğrudan kaynak kaybı demektir… Dış alemle  olan ekonomik ilişkilerden dolayı, daha az döviz geliriniz, buna karşılık daha çok döviz gideriniz oluyor… Aradaki fark  cari açık olarak ortaya çıkıyor… Bu kaybınızı da kısa dönemde sıcak para ve dış borçla, orta ve uzun dönemde tamamıyla dış borçla kapatıyorsunuz…

Özetle, cari açık dış borç demektir…

Kaldı ki, sıcak para da riski artırıyor… İç ve dış şok olmasa dahi, sıcak para bir ülkede uzun süre kalmıyor… Zira, faiz-kur makasından dolayı elde ettiği spekülatif gelirlerin devam etmeyeceği endişesi ile sinirleniyor… Ve Sonunda  ülkeyi terk ediyor… Bu nedenle sıcak paranın girdiği ekonomilerde kırılganlık artıyor… Risk artıyor..  Reel faizler bir yerden sonra düşmüyor…

Bu sene il 5 ayda 11.1 milyar dolar cari açık var… Anka‘nın hesabına göre de aynı sürede  9 milyar dolar sıcak para girmiş…

Bu nedenledir ki  ABD doları bütün paralar karşısında değer kazanırken YTL karşısında değer kaybediyor… Ancak bu batık banka sahiplerinin bankalardaki mevduatı kendi paraları zannederek kullanmalarına benziyor… Gelen sıcak para sinirlendiği için veya iç ve dış şoklarla çıkarsa, o zaman döviz fiyatları ne olacak? Herhalde iki katına çıkacaktır.

Dış açığı kapatmak için aldığımız dış borçları da öderken yine aynı şekilde kan kaybımız olacaktır…

Netice olarak, iç açığın da riski var… Ancak dış açığın riski ve ekonomiye maliyeti daha yüksektir…

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir