BÜYÜME ORANI DÜŞÜYOR

Gayri Safi Milli Hasıladaki büyüme, üç aylık dönemler itibariyle hesap ediliyor… Bu yılın ikinci üç ayında , Büyüme oranı yüzde 3.4 oldu… Geçen yılın aynı döneminde yüzde 15.7 olmuştu…

Büyümenin ilk sorunu da buradan geliyor… Bir yıl içinde büyümenin bu kadar farklı olması, “istikrarsız  büyüme” olduğunu ve büyüme  altyapısının kalıcı olmadığını gösteriyor. 

Büyümede dikkat çeken ikinci bir husus, ikinci yarıda Gayri safi Yurtiçi Hasılanın daha yüksek, 4.2 çıkmasıdır.

GSMH dış alem faktör gelirlerini de kapsamaktadır… Türkiye de yerleşik olanlar, yurt dışından faiz geliri elde ediyor… İşçi dövizleri geliyor. Yurt dışında iş yapan  müteahhitler   kar elde ediyorlar. Bunlar önemli kalemler olarak  dış alem faktör gelirleridir.. Buna karşılık ta faktör giderleri oluyor… Eğer net faktör geliri daha yüksek olursa GSMH, GSYİH’dan daha yüksek olur… İkinci çeyrekte bunun tersi olmuş… Başka bir ifade ile dış alem net faktör gelirleri eksi olmuş… Bu nedenle GSMH, GSYİH’dan  daha düşük çıkmış.

Üç… Büyümede yavaşlama  devam edecek gibi görünüyor…

Büyümenin  düşük çıkmasında geçen yıl aynı dönemdeki büyümenin çok yüksek çıkmasının da etkisi var… Oranladığımız zaman, geçen yılki üç aylık  GSMH paydada olduğu için, oransal olarak bu sene düşük kalıyor… Buna baz etkisi diyoruz. Ancak geçen ikinci çeyrekten bu yana üçer aylık büyüme oranları da giderek daha düşük çıkıyor… 

Kaldı ki Temmuz ayında sanayi üretimi geriledi… İmalat sanayinde eksi 1.5 oldu… Bu durum üçüncü çeyrekte büyümeyi etkileyecek… Ve üçüncü çeyrekte de büyüme oranı düşük çıkacaktır.

Merkez  Bankasının beklenti anketine göre, reel sektör toplam siparişlerde, ihracatta  ve iç pazara satılan mal miktarında düşme bekliyor…  Bu durumda büyümenin düşeceğini gösteriyor.

Uygulanan talep kısıcı politikalar da devam ettiğine  göre büyümenin düşmesi de kaçınılmaz olacaktır…

Dört… İkinci çeyrekte Sektörlerde  büyüme oranı da çok dengesiz oldu…

Örneğin, Sanayi sektörü yüzde 3.9 büyüdü.. Tarımda sıfıra yakın oldu… Ticarette 4.3 oldu… Buna karşılık inşaat sektöründe  büyüme oranı yüzde 22.2 oldu…

İnşaat sektörü geçtiğimiz yıllarda daralmıştı… Yüksek büyümesinde baz etkisi de var… Geçen sene de bu senede İnşaat sektöründe, diğer sektörlerin tersi yönde bir büyüme yaşanıyor…

İnşaat sektörü sürükleyici bir sektördür… Krizden sonra devamlı daralan sektör, konut ihtiyacının artması, deprem önlemleri ve konut kredi imkanlarının artmasıyla  canlandı… Bu canlanmanın devam etmesi halinde, büyümeye katkı yapar. İstihdama katkı yapar… 

Beş… Büyümede en büyük risk kur riskidir… İhracattaki gerilemeden kurların daha çok baskı altında tutulamayacağı anlaşılıyor. Düşük kur nedeniyle ithalat ucuzlayınca, reel sektör aramalı ve hammaddeyi içerde üretmek yerine ithal etmeyi tercih etti… Şimdi  kur artarsa,  ithal hammadde ve aramalı fiyatları da artar. Yerli üretime  geçmekte zaman alacaktır… Bu süre içinde büyüme eksi ye de düşebilir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir