BU BÜTÇE MİLLETİN BÜTÇESİ MİDİR, YOKSA AKP’ NİN BÜTÇESİ MİDİR?

Ocak- Mart, merkezi yönetim bütçe uygulama sonuçları açıklandı… Üç aylık bütçe açığı 3.3 milyar YTL oldu . Yılın ilk iki ayında bu açık 8.1 milyar YTL olmuştu..

Merkezi yönetim bütçesi, Yasama, Yürütme ve Yargı ile Üniversiteler gibi özel gelirleri olan kuruluşları ve bağımsız kuruluşları içermektedir. Belediyeler, KİT’ ler bütçe dışındadır.  

Mart ayı vergi ayı olduğu için, vergi gelirleri arttı.. Böylece  bütçe açığı azaldı.

Aslında, IMF ve 2000 yılından bu güne kadar gelen hükümetler bütçe konusunda halkı oyaladılar..  IMF’ nin verdiği taktikle, yalnızca bütçe açıkları ve faiz dışı fazla konuşuldu. Bu yolla bütçenin toplum için kullanılması engellendi. Toplumun bütçeden pay istemesi engellendi.

Gerçekte ise bütçe hem devletin bir mali planıdır… Hem de  iktisat politikasının önemli bir aracıdır… Bu nedenle sorun açık veya fazla sorunu değil bütçenin bir araç olarak etkin olup, olmayacağı sorunudur.

BÜTÇE  YOKSULLUĞU ÖNLEMENİN BİR ARACIDIR..

Örneğin ekonomide durgunluk varsa, bütçe açığı vermek piyasada canlanmaya yol açacaktır. Veya ekonomi aşırı ısınmışsa, bütçe fazlası vermek gerekecektir.

Öte yandan, devlet herkesten gücüne göre vergi alır.. Bu vergilerle kamu harcaması yapar.. Eğitim ve sağlık hizmetleri yapar.. Bu hizmetlerden parası olmayanlarda yararlandığı için, gelir dağılımının düzeltilmesinde yardımcı olur.

Yine tarıma sübvansiyon verilerek , tarım nüfusuna gelir desteği sağlanmış olur.. Şehre göç önlenmiş olur.

Özetle, bütçe yoksullukla mücadelenin önemli bir aracıdır.

Yine bütçe ile ekonomide mevcut kaynakların etkin dağılımı sağlanır.. Devlet altyapı yaparak, özel sektörün yatırım yapması için yolunu açar. En verimli sektörleri teşvik ederek yatırımların bu alanlara gitmesini sağlar. Geri kalmış yörelere teşvik edilerek, bölgeler arası kalkınmışlık farkı azalmış olur.

AKP BÜTÇEYİ KENDİ MALI GİBİ KULLANDI.

Tekrar etmek gerekirse, bizim bütçemiz bu özellikleri taşımıyor.. İsterse taşıyabilir… Her ülkede kaynaklar kıttır.  Önemli olan bu kaynakların nasıl kullanılacağıdır.. Bu hususta halk siyasi iktidara yetki veriyor.. Bizim iktidar ne yaptı ?

1. Kendisi Eğitim ve Sağlık hizmeti üretmiyor.. Özel Sektör de  üretenlere destek sağlıyor.

2. Kamu borç yükünü düşürmek için IMF’ nin istediğinden daha fazla  faiz dışı fazla verdi. İç borç stoku tersine arttı.. Zira bütçeden iç borç anaparası değil, yalnızca faizi ödeniyor.

3. Faiz dışı fazlaya rağmen bütçenin faiz yükü  düşmedi..  Örneğin geçen sene ocak-mart döneminde bütçeden  ödenen borç  faizi  11.3 milyar  YTL iken, bu sene aynı aylarda ödenen faiz 16. milyar  YTL’ ye yükseldi.  Yani ödenen faiz geçen yıla göre yüzde 42 arttı.. Bunun nedeni geçen sene, sıcak para kaçmasın diye Mayıs ve Haziran aylarında MB’ nın faizleri artırması oldu. Demek ki sorun faiz dışı fazla sorunu değil istikrar sorunudur.. Riski düşürmek sorunudur.. Reel faizleri düşürmek sorunudur.

4. Siyasi iktidar bütçede sürekli hülle yapıyor..  Örneğin özelleştirme gelirlerinin 2004 yılından sonra nerelere gittiğini açıklamıyor..  Yine, Siyasi iktidar bütçe ile yapılması gereken merkezi devletin işlerini, AKP’ li belediyeleri borçlandırarak yaptırıyor. Bu yolla hükümet hem harcamaları Meclis denetimi dışında tutuyor  .. Hem de bütçe açığını gizliyor. Bu şekilde bütçede şeffaflığın ortadan kalkması, kamu imkanlarının keyfi kullanılmasına yol açıyor.  

Sonuç : AKP Bütçeyi ve kamu kaynaklarını  milletin emanet  malı olarak değil, kendi malı gibi kullanıyor.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir