BRETTON – WOODS İKİZLERİ

IMF ve Dünya Bankası’na, Bretton- Woods ikizleri deniliyor. Dünya Bankası, II. Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru (1944), Bretton Woods’da dünya döviz istikrarını sağlamak için yapılan konferansta kuruldu. IMF ile birlikte ve aynı tarihte kurulduğu için bu iki kuruma “Bretton Woods İkizleri” ya da “Bretton Woods Kurumları” adı verilmektedir.

IMF’nin ikizi Dünya Bankası’nın eski Başkan Yardımcısı Stiglitz, “IMF ile ilişkinizi bitirin, devamı hata olur” diyor. IMF içinden sayılan bir kişinin, bu şekilde konuşması çok manidardır.

Stiglitz üç önemli mesaj veriyor:

– IMF krizden besleniyor.

– IMF’nin hedefi, krize giren ülkenin refahı değil, batıya borçlarını ödemesidir.

– IMF’nin politikaları çok kötü. Pek çok ülkede krizi derinleştirdi.

Aslında ileriyi gören herkes, Stiglitz’in bu görüşünü yıllardır ileri sürüyor.
Ben öteden beri IMF ile ilgili şu iki yaklaşımı savunuyorum:

1) IMF’nin geldiği ülkeyi, dünya istikrarsız ülke olarak görüyor. Zira hasta olmayana doktor gelmez. Eğer Türkiye’de bir istikrar sorunu yok ise, Türkiye kendi ayakları üstünde durabiliyorsa, IMF’nin ne işi olabilir? IMF’yi hükümet çıpa olarak kullanmak istediği sürece, dünyada “Türkiye istikrarsız ülke” şeklinde bir imaj oluşacaktır.

IMF’ye 7 milyar dolar faiz ödüyoruz

2) Birkaç sene içinde IMF ile ilişkimizi kesersek, IMF’ye 7 milyar dolar faiz ödemiş olacağız. Bugüne kadar IMF’ye bu kadar yüksek faiz ödeyen ülke olmasa gerek?

IMF Türkiye’ye yardım etmiyor. Haraç alıyor.

3) IMF tüm ülkelere aynı kısa vadeli politikaları uygulatıyor. Toplam talebin kısılması için ne lâzımsa yapıyor… Çalışanın ücretlerinde kısıntı yapılması, tarıma desteklerin azaltılması, kamu harcamalarının, kamu altyapı yatrımlarının ve yine faizlerin yüksek tutulması ve dolayısıyla özel yatırımların kısılması.
Türkiye uzun yıllardır bu kısa vadeli politikaları izlediği için, bugün dünyada ekonomisi en kırılgan ülke oldu. Kriz süresince dünyada en fazla kayıp veren borsa, İMKB oldu.

Madem Türkiye istikrara kavuştu, o zaman IMF’nin de “Artık senin bana ihtiyacın yok” diyebilmesi gerekir.

Aslında IMF korkuyor… Bugüne kadar, dünya konjonktürü ve sıcak parayla ayakta kalan ekonominin, artık duvara çarpacağını biliyor.

IMF politikalarının uzun dönemli bir durgunlağa yol açması kaçınılmazdır. TÜİK’in bu yılın ilk çeyreğinde, GSYH’da büyüme oranını yüzde 6.6 açıklamasına bakmayın… IMF doğru hesap yapmıyor. Hülle yapıyor. Çünkü , Aynı TÜİK’in, Merkez Bankası ile yaptığı “Reel Kesim Güven Endeksi”nde reel kesim tam tersini konuşuyor. Reel sektör, “Artık yatırım yapmıyorum” diye beyanda bulunuyor. TÜİK ise, “Hayır sen yatırım yaptın” diyor.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir