BORCUMUZU HARCIMIZI İYİ BİLMELİYİZ

2001 krizi ile birlikte , Hazinenin Kamu Bankalarına  olan gizli borçları da ortaya çıktı.. Hükümetler  bazı kamu hizmetlerini bütçeden finanse etmek yerine , Ziraat , Halk ve Emlak Bankasına finanse ettirmişler .

 

Hazinenin bu bankalara olan gizli borçları da bu yolla ortaya çıkınca Kamuya ait iç ve dış borç stokunun Gayri Safi Milli Hasılaya oranı olan “ Kamu Borç Yükü” de birden bire arttı.

2000 yılında yüzde 60’ lar  düzeyinde olan Borç yükü , 2001’ de yüzde 90‘ı geçti.

 

Bugün bu oran geriledi.. Ancak iç borç stoğu sürekli artıyor. 

 

 

2001’de yaşanan Kamu Borçlarını kayıt üstünde düşük gösterme çabaları bugün  bütçe açıklarında aynen yaşanmaktadır.

 

ÖZELLEŞTİRME VE TMSF GELİRLERİ

 

Özelleştirme gelirlerinden yalnızca telekomun parası bütçeye yazıldı. Diğerleri bütçe dışında hazinede bir fon olarak tutuluyor.  TMSF gelirleri de aynı şekilde. Bu gelirleri AKP hükümeti istediği gibi kullanıyor. Merkezi devletin yapacağı işleri Bu gelirleri aktararak Köydes gibi kurumlara bütçe dışında yaptırıyor. Veya Büyük şehir belediyelerine 30 yıl vadeli kredi veriyor. Bu nedenlerle bütçe açıkları olduğundan daha düşük gösterilmiş oluyor.  

 

BORÇ HALKIN BORCUDUR

 

Öte yandan Kamu borçlarının iyi takip edilmesi , herkes tarafından bilinmesi , özel sektörün kararlarını da etkileyecektir… Bu nedenle aşağıdaki tereddütlerin giderilmesi gerekir..

 

1)     Merkezi bütçe borç stoku ile Kamu Borç stoku ile  Kamu borç stoku karıştırılıyor.. Merkezi yönetim bütçesi borç stoku , karayolları gibi özel geliri olan kuruluşlar , Bakanlıklar ile Düzeleyici ve denetleyicı kurumların borçları nı gösteriyor. Bunlar dışında  Belediyeler , il özel idareleri gibi kuruluşlarının da borçları var .. Kamu Borç stoku için tümünü almak gerekiyor..

2)     Brüt-net kamu borcu konusunda da yanlışlar yapılıyor.Örneğin; 28 milyar YTL  tutan işsizlik sigorta fonu kamuya ait net varlık olarak görünüyor.Oysa bu fon prim ödeyenlerin , işsiz kaldıklarında kullanacakları bir fondur..Hazine bu fonları borç alıyor ve faiz ödüyor. Yani bunlarda devletin borcudur.

     ,

3)     Borç yükü, yalnızca bir orandır.Borçların ne oranda ağır olduğunun göstermez…Kamu borcunun  ne kadar ağır olduğunu, vade ve faiz yükü belirler…

 

Son durumda Kamu Borç stoku içinde  piyasaya Yeni Türk Lirası ile olan iç Borçlarda ortalama reel faiz yükü yüzde yüzde 9- 10 ‘dur.

 

Döviz ve Döviz cinsi endeksli kayıtlarda bu oran daha düşüktür. Ancak  Kurlarda bir artış olursa , iç Borç yükü de artar

 

4)Vade yapısına gelince ..Kamu borçları içinde kısa vadeli borçların yükü daha önemlidir. Bu açıdan bakarsak , kamunun iç borç yükü  oranların gösterdiğinden daha ağırdır.

 

 Kamu borçlarında ortalama vadenin en az 10 yıla çıkarılması gerekir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir