BİNDİK BİR ALAMETE, GİDİYORUZ KIYAMETE

Dış açıklar sorununu herkes biliyor… Ancak nereye gideceğimizi bilenler az… Bazıları da bilmezlikten geliyor… Yani  bir alamete bindiğimizin herkes farkında … Ancak kıyamete gittiğimizin farkında değiliz.

 2011 yılı  Gayri safi Yurt içi Hasılamız (GSYH )  780 ile 800 milyar dolar arasında olacak.  Buna karşılık aynı yıl  Türkiye’nin , dış ticaret açığı 106 milyar dolar oldu. Cari açığı ise 75 milyar dolar olacak.

 

 

 

75 milyar dolarlık cari  açık  ne demektir ? Kaba bir hesap yapalım…Cari fiyatlarla 2010 yılı  GSYH’ sı 1.103 milyar dolardır. 2011 yılı GSYH’sısının  ise  1.270  milyar lira olması bekleniyor. Arada 164 milyar lira fark var. Yani enflasyonun etkisi  dahil ( cari fiyatlarla ) bir yılda GSYH ‘ 167 milyar lira artmış. 2011 yılı için dolar kurunu ortalama 1.70 olarak alırsak , demek ki GSYH hasıla dolar olarak bir yılda 98 milyar dolar artmış. 75 milyar doları bu 98 milyar dolarla karşılaştırırsak, açığın ne kadar büyük olduğunu görebiliriz.   

———————————————————————————————————————-

DIŞ AÇIKLAR

                                                                               2002       2011                      DEĞİŞME

                                                                         ———  ——–                   ————–

İMALAT MİKTARI (MİLYAR DOLAR)                  36.1                 135.0    3,7 KAT

İTHALAT MİKTARI (MİLYAR DOLAR)                69.3                 240.8               3.5 KAT

İHRACATIN- İTHALATI

KARŞILAMA ORANI (YÜZDE)                           69.9                     56.0               13.9 PUAN

 

DIŞ TİCARET AÇIĞI                                         -22.1                   – 105.9               4.8 KAT

 

CARİ AÇIK                                                           -0.6                     – 76.0               12.6 KAT

 

Dış ticaret , gelişmekte olan ülkelerin kalkınmasında önemlidir.. Özellikle yatırım malı ve teknoloji ithalatı , kalkınmayı hızlandırır. Bu nedenle  ortaya çıkan cari açık sürdürülebilir. Ne var ki , Türkiye cari açığı yatırım yapmak için vermiyor. Zira 2011 yılında  yaptığımız  245 milyar dolarlık toplam ithalatın yalnızca yüzde 15.5’i kadar , (37.2 milyar dolarlık ) yatırım malı ithal etmişiz. Bu yatırım mallarının  üçte ikisini  eskiyen  ve aşınan  mevcut yatırımların yenilenmesi için yapmışız.  Kalan üçte biri  yani  yalnızca 12 milyar doları kadar ile yeni yatırım  malı ithal etmişiz.

Özet olarak , aslında enerji dahil , Türkiye de çok rahat üretebileceğimiz aramalı ve hammadde ile tüketim malı ithalatı için  cari açık veriyoruz.  

————————————————————————————————-

2011  YILI  İTHALATIN YAPISI

                                                       MİKTAR (DOLAR )   YÜZDE PAY 

                                                       ————————–   —————–                                       

 YATIRIM MALLARI ………………….. 37.3…………………..15.5

ARAMALI VE HAMMADDE …………173.1…………………..71.9

TÜKETİM  MALI………………………..  29.7……………………12.3

DİĞERLERİ…………………………….   0.7……………………..0.3

TOPLAM……………………………….245.0 ………………….100.0

 

Tekrar etmek gerekir ki , Bu güne kadar , yatırım yaptığımız için cari açık  vermedik… Dış ticaret politikası , kur politikası , istikrar politikasını popülist doğrultuda kullandığımız için  ve içerde rahatça üretebileceğimiz sözgelimi pamuk , iplik , deri vb. gibi malları ithal ettiğimiz için cari açık veriyoruz.

2011 yılı ithalatı içinde , 34 milyar dolar gizli veri şeklinde bir rakam yer almaktadır. TÜİK’in petrol ithalatı tablosunda 2011 yılında 18 milyon ton ham petrol ithal edildiği ve fakat 2002 yılından beri , fiyatın gizli veri olduğu için verilmediği yazılıdır. İthal ettiğimiz ham petrolün bir kısmını rafinerilerde işeyerek ihraç ediyoruz. Yani ithalatımız içinde bir tek ham petrol ithal etmeye mecburuz… Ancak bunun karşılığında da 23 milyar dolarlık turizm gelirimiz var. Yani  ham petrol ithalatına rağmen , Türkiye cari açık vermek zorunda değil.

Yapılması gereken öncelikli iki sorun var…Bir kur baskısı yaratan  MB , bu politikalarını değiştirmelidir. İki .. İç üretime elle tutulur yatırım teşvikleri verilmelidir. Bu ikisini de hükümetin yapmaya niyeti yok. Zira Siyasi iktidarı Türkiye’nin geleceği değil , bu günü ilgilendiriyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir