BELEDİYELER DE ŞAŞKIN

Çevre Bakanı , İç işleri Bakanlığı Bünyesindeki mahalli idareler genel müdürlüğünün ve imar açısından denetlemenin  Çevre  Bakanlığına geçeceğini  açıklamıştı.   Hızlı gelişen şehirleşmeden dolayı altyapı gibi sorunların  ve Belediyelerin rant  peşinde koşanlara alet edilmesinin önleneceği mealinde de konuşmuştu.

Belediyeler çok hızlı değişim geçiriyor… Önemleri artıyor.  Mahalli  işlevleri artıyor. Ancak Hükümet mevzuat altyapısını ve organizasyonda geri kalıyor. Belediyelere imkan veren , doğru veya yanlış yapmalarına neden olan uygulamaları kaldırmak ve mevzuatı değiştirmek siyasi iktidarın işidir. 

 

 

 

1.Türkiye Avrupa yerel yönetimler özerklik şartını1988 yılında imzaladı ve fakat çekingeler koydu. İç örgütlenme , başka devletlerin yerel makamlarıyla işbirliği , yerel makamlara sağlanan kaynaklara müdahale imkanı bu çekincelerden bazılarıdır.

Türkiye’nin bu günkü jeopolitik şartlarına ve terör gibi sorunlara karşı özerklik şartını fiilen uygulamaya koyması zordur.

 

2. Belde belediyelerinin kaldırılması ve büyük şehir ve ilçe belediye hizmet alanlarının genişletilmesi , belediye hizmetlerinin aksamasına neden oluyor. Söz gelimi Ömerli belediyesi kaldırıldı. Çekmeköy’e bağlandı ve fakat  Çekmeköy  ile Ömerli arasında 20 kilometre mesafe var. İstese de Çekmeköy Blediyesi için her hizmeti anında götürmek imkanı olmuyor.

3. Belediyelere bütçeden de ödenek veriliyor. Ancak siyasi iktidarlar hep  kendi partisinin kazandığı belediyelere daha çok imkan ayırabiliyor. Bu nedenle birçok belediye başkanı ANAP’ a geçmişti… Şimdi de AKP’ ye geçiyor.

 Kaynak tahsisine Hükümeti de bağlayıcı hükümler koymak gerekir.  Yalnızca nüfus kriteri vergiden Belediyeler ayrılan  pay için tam bir gösterge olmuyor. Örneğin okul sayısı, kültürel yapı.. Tarihi doku ve tarihi eserler.. Yolların uzunluğu ve nüfusun hareketleri (yazlıklar) gibi kriterler dikkate alınmalıdır.

4. Belediyelerin bir meşhur 18.maddesi var.İmar kanununun bu  18. maddesi Belediyelere, arsa üretme ve imar planları konusunda padişah yetkisi veriyor.

Belediyeler 18 uygulaması ile vatandaşın arsasına adeta el koyuyorlar.. İstediklerini abat ediyorlar.. İstediklerini berbat ediyorlar.

Örneğin, sizin deniz kenarında kıymetli bir arsanız var.. Belediyeler isterse bu arsayı ikiye böler.. Bir kısım için size beş para etmez dağ başında bir arsa verir..

Veya diyelim ki bir turizm tesisiniz var.. Bu tesisin arsasının bir kısmını alıp komşunuza verebilir.

Bu olayları her gün yaşıyoruz. Ayrıca benimde şahit olduğum bu gibi olaylar var.

5. Yine “yeşil alan” meselesi de çok sık şikayet edilen bir konudur.. Belediye Başkanları, meclisi de ikna ederek, bazı arsaları imar planında yeşil alan ilan ediyorlar..

Değersizleşen bu arsaları yakınlarına ve yandaşlarına yok pahasına satın aldırıyorlar.. Bir zaman sonra arsaya imar veriyorlar.. Sonuçta ortaya spekülatif karlar çıkıyor.

6. Yine Belediyeler mücavir alan içinde arsa üretiyorlar.. Örneğin  İstanbul Büyükşehir Belediyesinin elinde  hala binlerce arsa olduğu ifade ediliyor.

Belediyeler bu arsaları satarken, kamu çıkarlarını gözetmediklerine ve satış sırasında adam kayırdıklarına dair şikayetler var.

Özetle , sorun belediyelerde değil, sorun bunlar için önlem almayan siyasi iktidarlardadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir