BELEDİYE GELİRLERİ REFORMU YAPMALIYIZ

Belediyeleri yeniden düzenleyen yasa taslağı belediyelerin sorunlarını görmezlikten geliyor.

Zira bir yandan Belediyelerin fonksiyonları ve Belediyelere yüklenen işler diğer yandan harcamalarını düzenleyen 1930 tarihli yasa ve yine gelirlerini düzenleyen yasalar günümüzdeki ihtiyaçlara cevap vermekten uzaktır.

Belediyeler giderek daha çok harcama yapmaktadır.. Örneğin 1975 yılında Belediyelerin toplam harcamalarının GSMH’ya oranı yüzde 1.31 iken bugün bu oran yüzde 3.89’a ulaşmış bulunmaktadır.

 

Mahalli İdareler Harcamaları

Yıllar

GSMH’ya Oranı (%)

1975

1985

1995

2003

1.31

1.83

3.38

3.89


Belediyeler bu harcamalarını, vergi ve harç gelirleri, genel bütçeden ayrılan vergi payı ve borçlanmayla finanse etmektedirler.

Belediyenin aldığı vergi ve harçların da yeniden düzenlenmesi gerekiyor.. Zira:

1)        Belediye gelirlerini düzenleyen çok sayıda yasa var.. Bu yasalara dayalı Belediyelerin aldığı 21 kadar vergi ve harç var. Üstelik bu yasalar arasında bir koordinasyon yok.. Örneğin “2464 sayılı Belediye gelirleri kanunu” var.. 3030 sayılı yasaya göre vergi gelirlerinden ödenen pay var.. “Emlak vergisi kanunu” var..

2)        Belediyelerin vergi gelirlerinden aldığı pay yanında, kendi tahsil ettikleri vergilerden de ödedikleri paylar var..

Örneğin, Belediyeler film gösterilerinden alınan eğlence vergisinin yüzde 75’ini Kültür Bakanlığına aktarmaktadırlar. Atık su nedeniyle topladıkları çevre vergisinin yüzde 10’unun Çevre Bakanlığına yatırırlar.

Yine Emlak Vergisinin yüzde 50’sini “Büyükşehir Belediyeleri”ne kalanın yüzde 15’ini İl Özel İdarelerine aktarmaktadırlar.. Prof. Dr. Yenal Öncel, “Emlak Vergisinin Belediyelere yalnızca yüzde 38’i kaldığını”hesaplıyor.

3) Vergi gelirlerinden Belediyelere ödenen pay sisteminde de sorunlar var..

Yalnızca nüfus kriteri vergiden Belediyeler ayrılan  pay için tam bir gösterge olmuyor.. Örneğin okul sayısı, kültürel yapı.. Tarihi doku ve tarihi eserler.. Yolların uzunluğu ve nüfusun hareketleri (yazlıklar) gibi kriterler dikkate alınmıyor.

4)        Belediye hizmetlerini düzenleyen yasa, 1930’lardan kalmadır.. Bu nedenle Devlet bütçesini belirleyen yasalarla arasında bir uyum yoktur.. Bir bağlantı mevcut değildir.

5)        Son yıllarda Belediyelerin dış borçlanmasına sınır getirildiği halde sonuçta iç ve dış borçları sonuçta hazinenin sırtında kalmaktadır.. Bunu bilen bazı Belediyeler hesapsız borçlanmaktadır. Ölü yatırımlar yapmaktadırlar.

Sonuç olarak, Belediyelerin yalnızca yönetimi ve fonksiyonları değil tüm gelir ve giderini düzenleyen yasaları da koordineli olarak yeniden düzenlemek gerekir

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir