BASIN İSTİSMARI TOPLUMA KARŞI SUÇTUR

Yasaların özel televizyona izin vermediği yıllarda, bugünkü Star’ın ilk adı “Magic Box” yani sihirli kutu idi.

Televizyonu bu kadar güzel ifade eden bir başka iki kelime bulmak mümkün değildir… Bu ismi, o zaman TRT Genel Müdürlüğü’nden ayrılmış ve her işinde çok başarılı bir arkadaşımız, Prof. Dr. Tunca Toskay’ın bulduğunu tahmin ediyorum…

“Basın dördüncü kuvvet” sözü de basın ve yayın organlarının gücünü ifade etmek için kullanılan bir sözdür…

Demokrasiler kuvvetler ayrılığı prensibine göre yönetilir… Yasama, yürütme ve yargı gücünden sonra basın gücünün gelmesi, bu gücün hem önemini hem de aynı zamanda sorumluluk ve görevlerini ifade etmektedir…

Toplumda gücü olanın sorunluluğu da vardır… O halde basının yalnızca gücü ile övünmesi yerinde değildir… Aynı zamanda sorumluluğuna da dikkat etmelidir… Aksi halde toplumsal tepki birikimi olur… Zaman içinde pili biter.
Öte yandan yine basın kültür hizmeti yaptığı için, aynı zamanda bir “yarı kamusal mal”dır. Başka bir ifade ile basın, gömlek yapan veya ayakkabı yapan bir işletmeden farklıdır… Basın içeriği ve politikası ile topluma fayda da sağlayabilir… Tersine zarar da yaratabilir…

Yukarıdaki gerekçelerle medya patronları ve medya mensupları medyayı kendi çıkarları doğrultusunda kullanırsa, bu gücü istismar etmiş olurlar… Topluma zarar vermiş olurlar…

Başbakan’ın medyası

Uzan’ ların kendi medya guruplarını bu şekilde kullanmalarının yanlış sonuçlarını şimdi daha iyi anlıyoruz…

Başbakan’ın dolaylı ve dolaysız yollardan medyanın önemli bir kısmına el koymasının da bugün zararını görüyoruz. Yarın bu zarar yıkıma dönüşebilir.
Bugün de eğer bir gazete veya bir televizyon, kendi işletmelerine, kendi işine diğer işletmelerden daha fazla yer veriyorsa, sık sık kendi resimlerini yayınlıyorsa, yanlış demektir… Diğer işletmeler için “haksız rekabet” yaratıyor demektir.

Bazı gazetecilerin ve köşe yazarlarının röportajlarında ve yazılarında her hafta CHP aleyhine sayfalar tüketmesini hep yadırgarım… Yalnızca CHP içindeki muhalefete yer vermelerini hep garip bulurum… Basın mensubunun tarafsızlığı konusuna ben ve herkes şüpheyle bakmıştır.

CHP’ye nedenli – nedensiz yüklenen gazetecilerin neden böyle davrandıklarını merak ederdim. Şimdilerde iyice öğrendim ki bazı medya mensuplarının daha önce milletvekili olmak istediklerini, bunun için araya adamlar soktuklarını, ancak listeye giremeyince o günden sonra aynı tavır içine girmişler.

Kim tarafından yapılırsa yapılsın, Bir gazetenin toplumu kendi çıkarı, hırsı ve geleceği için kullanması yani istismarı er-geç anlaşılır… Önce gazetenin tirajı azalır… Sonra tarihe karışır…

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.