BANKACILIKLA TEFECİLİK FARKLI OLMALI

2001 krizinden sonra uygulamaya giren ekonomik programın tek hedefi bankaları kurtarmaktı… Halk vergi verdi… Hazine borçlandı… Hükümet doğal tekeller dahil, özelleştirme yaptı… Bankalar kurtuldu…

Bankalar düze çıkar çıkmaz, toplumu kazıklamaya başladı…
Yasal olmadığı halde kredi kartlarından yılık ücret adı altında ücret aldılar… Almaya devam ediyorlar.

Kredi kartlarından akdi faiz olarak yüzde 93’e varan faizler aldılar. Şimdilerde yüzde 60’lar dolayında faiz alıyorlar.

Kredi kartlarından gecikme faizi olarak, yüzde 106 faiz aldılar. Şimdilerde yüzde 70’lere ulaşan faiz alıyorlar…

50 YTL havale yapmak için 20 YTL komisyon alıyorlar…

Bankaların yaptıkları yasalara uymuyor… Etik değil…

Bankaların kredi kartlarından aldıkları yıllık ücret yasal altyapıya dayanmıyor…

Bu hususta mahkeme kararları var…

Bankaların sözleşmelerinden kredi kartları için aldıkları yıllık ücreti çıkarmaları gerekiyor… Ancak müşteri itiraz etmezse çıkarmıyorlar… Bazı hatırlı müşterilerinden de bu ücreti almıyorlar.

Yani güme giden halk oluyor.

Merkez Bankası ve bankalar, mevduat faizini yıllık ilan ediyor ve alıyor… Kredi faizlerini, tüketici kredisi, konut kredisi ve kredi kartları faizlerini ise aylık ilan ediyorlar.

Bankalar krizi istismar ediyor

ÖRNEĞİN bugünlerde bankalar mevduata, yıllık yüzde 19 ile yüzde 20 arasında faiz veriyorlar. Buna karşılık ticari işlek kredilerden yıllık yüzde 36 faiz alıyorlar. Ticari taksitli kredilerde aylık yüzde 2.5 faiz alıyorlar. Aylık yüzde 2.5 faizin yıllık bileşik faizi yüzde 35 eder.

Yine yatırım kredilerinde yatırımın cinsine ve vadeye göre, aylık olarak yüzde 1.99 ile yüzde 2.19 faiz alıyorlar. Aylık 1.19 faiz yıllık bileşik faiz olarak, yüzde 29.7 faiz demektir… Bu faizlerle kimse yatırım yapamaz.

Aylık faiz, istikrarsız bir ekonominin göstergesidir. Aylık faizi tefeciler alır…

Haksız kazanç sağlıyorlar

BU uygulamalar bankaların haksız kazanç sağlamasına neden oluyor. Tüketicinin aldanmasına neden oluyor ve piyasa düzenini bozuyor. Bu nedenle Türkiye’de aylık faiz uygulamasının kaldırması kaçınılmazdır.

Bankaların aracılık maliyetleri çok yüksektir. Kredilerde, faiz dışında masraf alıyorlar. Örneğin bir gayrimenkul ipotek karşılığı alacağınız 200 bin YTL kredi için baştan en az 10 bin YTL’niz gidecektir.

Bu istismarlara göz yuman hükümet de bankalar kadar suçludur… Ekonomik açıdan bakılınca siyasi iktidarların bir görevi de piyasadaki istismarları önlemektir… AKP iktidarı kendini fırsatçı yabancı sermayeye o kadar kaptırdı ki, halkın istismarını düşünecek durumda değil.

Merkez Bankası ve BDDK sanki devleti değil, bankaları temsil ediyor…
Merkez Bankası gecelik faizleri yüzde 16.25 olarak ilan ederken, kredi kartları için nasıl oluyor da yüzde 70’lere ulaşan faiz ilan ediyor… Bana göre Merkez Bankası elindeki yetkiyi istismar ediyor… Vatandaşa karşı suç işliyor.
BDDK’ya gelince, bankaların vatandaşı istismarına yalnızca seyirci kalıyor.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir