BAŞBAKAN MAAŞINI DOLAR OLARAK MI ALIYOR?

Başbakan , TÜSİAD ‘a hesap verirken ,’’ herhalde yan gelip yatarak , Türkiye’nin milli gelirini  181 milyar dolardan 400 milyar dolara çıkarmadık.. ‘’dedi.  Ayrıca her yerde Başbakan ‘’fert başına geliri 5400 dolara çıkardık  ‘’diyor.

 

TÜSİAD üyeleri , hesap- kitap bilen insanlardır. Başbakana acaba şu soruları  sordular mı ?

 

1) IMF politikaları sonucu giren 75 milyar dolar  sıcak para , yılda 30 milyar doları geçen cari açık , geçen sene yüzde 13’e inmişken 17.50 çıkardığınız gecelik faiz gibi maliyetler sonucu  döviz kurları kurları düşük kaldı.

 

Kur düşük kalıp , YTL aşırı değer kazandıkça , piyasalar geriliyor. Bu kurların  bu kadar düşük düzeyde devam etmesi ihracatçıyı vuruyor.  Düşük kuru sürdürmek ekonomiyi kanatıyor. Kur artarsa , dolar cinsinden milli gelir hesabı ne olur.

Örneğin dolar kuru 2 liraya çıkarsa ,şimdi açıkladığınız 400 milyar dolar  milli gelirimiz  300 milyar dolara inmez mi ?Fert başına milli gelir ise , 4000 dolar olmaz mı ?

 

HERKES MAAŞINI YTL OLARAK ALIYOR

 

2. Türkiye de herkes maaşını YTL olarak alıyor.. 2007 fert başına milli gelir , 8.600 YTL ‘dir. Bir başbakanın fert başına  milli geliri önce  kendi ülkesinin parasıyla açıklaması gerekmez mi ?  Yoksa siz maaşınızı dolar olarak mı alıyorsunuz?

 

3. 30. kasım 2002 tarihinde bir Euro 100.7 dolar idi.. Bu gün ise bir Euro 1.3466 dolardır. Yani dolar yüzde 34 dolayında  değer kaybetti.. başka bir ifade ile o zamanki dolar bugünkü dolardan daha kıymetli id. Dolar bu sürede uluslar arası piyasalarda  değer kaybetti. Satın alma gücü düştü.   Eğer değer kaybetmeseydi , şimdi fert başına gelir dolar cinsinden 5400 dolar değil ,4038 dolar olmayacakmıydı ?  Dolar dünyada değer kazansaydı ve Türkiye de YTL aşırı değerlenmeseydi yinede Milli geliri dolar cinsinden mi açıklayacaktınız ?

 

4. Dolar cinsinden milli gelir uluslararası karşılaştırmalar için kullanılır.. Bunu kullananlar gerekli düzeltmeleri de yapar .. Siz bu teknik konuyu bir slogan olarak söylüyorsunuz … Yoksa bizlerin  bu gerçekleri bilmediğimiz mi düşündünüz ?

 

Öte yandan  Başbakan , aynı toplantı da  IMF programına devam edileceğini , dalgalı kur sistemine  devam edileceğini ve faizleri yüzde 13- 14 ‘e düşürme niyetini de açıkladı.  

 

HÜKÜMETİN KENDİ PROGRAMI YOK

 

1. Dünyada ve Cumhuriyet döneminde Türkiye’de  ilk defa bir hükümet , IMF programını harfiyen uyguladı. IMF programı dışında kendi programı olmadı.

 

Başbakanın ve  Hükümetin  Türkiye’nin İktisadi gelişmesi ile ilgili bir yaklaşımı ve bir düşüncesi yok. Başbakanın tek amacı IMF çıpasını kullanarak sıcak para ve varlık satışları için Türkiye’ye yabancı sermaye çekmek bu yolla hem   suni bir iyileşme ortamı oluşturmak ve hem de cari açığı kapamak peşindedir.

 

Geçen sen , 7.2 milyar dolarlık banka ve şirket satışı oldu. 8.8 milyar dolarlık ta yabancıya özelleştirme satışı oldu. Türkiye borçlanarak ve varlığını satarak , IMF politikalarını sürdürüyor.

 

FAİZLERİ SICAK PARA YÖNETİYOR

 

2. Faizleri  yalnızca sıcak para yönetiyor. Merkez Bankası ve Hükümet ‘in faiz aracını kullanması mümkün değil.

 

Geçen sene Nisan ayında MB gecelik faizleri yüzde 13.25 idi. Mayıs ve haziran aylarındaki dalgalanmayla sıcak para çıkmaya başlayınca , MB gecelik faizleri yüzde 4.25 puan artırarak  yüzde 17.50’ye çıkardı.   Son bir senedir de  yeni sıcak para girsin diye aynı düzeyde tutuyor.. Bu demektir ki faizleri sıcak para idare ediyor.. Siz bu faizleri nasıl düşüreceksiniz ?

 

3. Bir ekonomide risk yüksekse faizler de yüksektir. Düşük kur piyasaları iyice gerdi. Cari açık GSMH’ nın yüzde dokuzuna ulaştı. Riski artırdı.  5 milyonu aşan işsiz sayısı , yoksulluk , kapkaç- hırsızlık ve anarşinin artması sosyal risktir.. Bu riskler varken başbakan istese de faizleri düşüremez.

 

DALGALI KUR TÜRKİYE’YE GÖRE DEĞİL

 

4.    Dalgalı kur politikası , kurların otomatik olarak dengeye gelmesini sağlayan bir sistemdir. Ancak Türkiye de faiz yüksek olduğu ve dolarizasyon olduğu için bu sistem çalışmadı.  Kurların düşük kalmasının bir yolu oldu. Sıcak para girişi kur Basksısı yarattı. Sıcak parayı tutmak için de faizler yüksek tutuldu. Demek ki , bu sistem bu günkü sorunların temeli oldu. Aynı sistemi koruyarak , faizleri düşürmek mümkün değil.

 

Yapılması gereken , dalgalı kur sisteminden yumuşak iniş yaparak , daha gerçekçi olan kontröllü kur sistemine geçmektir. Gelişmekte olan bir çok ülkede dalgalı kur sistemi var.. Fakat bu ülkeler fiilen kontrollü kur sistemi uyguluyorlar.  

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir