ANADOLU KAPLANLARI KEDİYE DÖNDÜ

Dün bazı gazetelerde, İshak Alaton ve  Rahmetli  Üzeyir Garih’in  1964 yılına ait resimleri  ve yanında, “onlarda KOBİ’idi” sözü yer aldı. Bu bana, yine değerli arkadaşımız şeref  Oğuz’un 1990‘ yıllarda bir gazetede ekonomi müdürü iken açtığı KOBİ kampanyasını hatırlattı… Bu kampanya da  Uzakdoğu aslanlarından esinlenerek KOBİ’lere ‘’Anadolu kaplanları” deniliyordu. 

Aradan geçen zaman ve uygulanmakta olan kısa vadeli politikalar, KOBİ’leri sıkıntıya soktu..

1) KOBİ’lerin tabi olduğu mevzuat çok karışık… Örneğin her kurumun kendine göre bir KOBİ tanımı var. Ayrıca bu tanımla AB Komisyonunun  KOBİ tanımına da uymuyor.

KOSKEB, Dış Ticaret Müsteşarlığı, Devlet İstatistik Enstitüsü, Devlet Planlama Teşkilatı ve KOBİ’lerle ilgili vakıfların ayrı ayrı ve farklı tanımları  var.

Bu farklı tanımlardan dolayı KOBİ’ler Kamu’da nasıl işlem yürüteceğini bilemiyor.

2) Türkiye 6 Ocak 2003’ten itibaren AB’nin 4 çok yıllık programına katılmıştır.Bu programda KOBİ’lerde istihdamın geliştirilmesi finans ve kaynaklarının iyileştirilmesi gibi hususlar, ”genel politikalar” olarak belirlenmişti. Oysaki mevcut durumda, AB ülkelerine göre, Türkiye’de KOBİ’lerin finansman imkanları ve istihdam yaratma imkanları çok sınırlıdır.

3)Türkiye’de faaliyet gösteren KOBİ’lerin finansman imkanları genellikle kendi öz varlıkları ile sınırlıdır. Devletin borç verebilir fonları kullanması ve mevcut kredi imkanlarının çok sınırlı olması nedeniyle KOBİ’ler ürün geliştirme, teknoloji transferi ve bilişim teknolojileri gibi rekabet gücünü arttıran alanlara yeterince yatırım yapamıyorlar. Oysa Avrupa Birliği içerisinde KOBİ’lere finansal açıdan katkıda bulunulması amacıyla oluşturulan Avrupa Sosyal Fonu, Avrupa Bölge Kalkınma Fonu, Avrupa Tarımsal Yönlendirme Ve Garanti Fonu ve Avrupa Yatırım Bankası gibi Kuruluşlar KOBİ’lerin karşılaştıkları çeşitli maddi sorunların aşılmasında gereken kolaylık ve desteği göstermektedirler.

4) Türk KOBİ’lerinin risk sermayesi ve leasing gibi modern finansal araçları kullanabilme yeteneklerinin çok düşük olması ve yıl içerisinde çeşitli kamu kuruluşlarından sağlanan ortalama devlet yardımı tutarının AB’dekine kıyasla beş kat daha aşağıda bulunması ,KOBİ’lerimizin rekabet gücünü azaltmaktadır.

5) KOBİ belgesi almanın formalitesi ve bürokrasisi fazladır.

6) KOBİ teşvikleri, popülist yaklaşım hakimdir… Selektif nitelikte değildir.

Oysaki, rekabet açısından sıkça gündeme gelen Çin’de, Şirket kurma, finans ve altyapı ve teknoloji konusunda devlet tarafında önemli destekler verilmektedir.

7) KOBİ’lerin kuruluş yerleri olan, Organize sanayi Bölgeleri “OSB”de mevcut imar ve bürokratik sorunlar içindedir. 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir