AKP Daha Ağır Vesayet Kurdu

Fredoom House , Dünya özgürlükler evi , 1972 yılından beri bütün ülkelerde,  ülkelerin sivil toplum örgütleri ve halkla da görüşme ve anket yaparak ,siyasi haklar ve sivil özgürlükler konusunda ülkelerin demokrasi statüsünü açıklıyor. Bu alanda Dünyanın en güvenilir kuruluşudur.

Bu kuruluşun 2021  raporu “Demokrasi Kuşatma Altında” başlığını taşıyor.

Kuruluş ayrıca ülke raporlarını da yayınlıyor. Türkiye , geçmiş yıllar raporlarında Dünyada demokraside en fazla kan kaybeden ikinci ülke olarak yer aldı. 2017 yılında  demokrasi alanında kısmen özgür ülke statüsünden özgür olamayan ülke statüsüne geriledi.

2021 ülke raporunda ise özetle şu hususlara vurgu yapılıyor;

  • AKP iktidarı, ilk yıllarda bazı liberal reformlar yaptı ve fakat ta baştan beri de siyasi haklar ve sivil özgürlükler konusunda baskı uyguladı.
  • Başkanlık rejiminden sonra Erdoğan tüm gücü elinde topladı. Daha ağır bir vesayet kurdu.
  • Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ‘nin serbest bırakma kararlarını uygulamadı.

Raporda ; Türkiye’nin siyasal haklar ve sivil özgürlükler toplam puanı 100 ütünden 32 puandır. Bu alanda sorulan 25 sorunun her biri  4 puan üzerinden değerlendiriliyor ve bunların içinde yalnızca birisi 3 puan diğerleri 2 , 1 ve o puandır.

4 üstünden sıfır puan olan anket sonuçları;

  • Devlet açıklık ve şeffaflıkla işliyor mu?

İşlemiyor. Gerekçe ; Bilgiye erişim yasakları var , hükmet şeffaflıktan yoksun ve keyfi olarak kamu faaliyetleri ile ilgili bilgi vermiyor. Hükümetin yanlışlarını yazan , sivil toplum örgütleri , bağımsız gazeteciler ve dış gözlemciler , tutuklanabilir  ve yargılanabilir.

  • Hukuki ve cezai konularda yasal süreç geçerli midir?

Gerekçe olarak ; 2016-2018 yılları arasındaki olağanüstü hal sırasında yasal süreç garantilerinin  büyük ölçüde aşındığı ve olağanüstü hal kaldırıldığından bu yana uygulamada bu hakların geri getirilmediği gösteriliyor. 

4 üstünden 1 puan olan anket sonuçları;

  • Bireyler, devlet veya devlet dışı aktörlerin aşırı müdahalesi olmaksızın mülk sahibi olma ve özel iş kurma hakkını kullanabilirler mi?

Bu anket sorusu ekonomik istikrar açısından hayati öneme sahiptir. Zira yerli veya yabancı Türkiye de yatırım yapmak isteyenler  tamamıyla mülkiyet güvencesine bakıyorlar. Raporda bu hususta yapılan yorum aynen şöyledir;

‘’Özel mülkiyet hakları yasal olarak kutsaldır, ancak 2013’ten beri hükümeti eleştiren birçok kişi, müdahaleci vergi ve düzenleyici denetimlere tabi tutulmuştur. 2016 darbe girişimi sonrasında terör örgütleriyle bağlantılı olduğu düşünülen şirketler, STK’lar, vakıflar, şahıslar, medya kuruluşları ve diğer kuruluşların mal varlıklarına el konuldu. 2018’de yayınlanan bir ankete göre, köşe mağazalardan büyük holdinglere kadar en az 11 milyar dolarlık özel işletme varlıklarına el konuldu.’’

  • Yasalar, politikalar ve uygulamalar, nüfusun çeşitli kesimlerine eşit muamele yapılmasını garanti ediyor mu?

Etmediğinin gerekçesi olarak ; kadınların ile etnik ve dini azınlık gruplarının farklı derecelerde ayrımcılığa maruz kaldıkları gösteriliyor. Ayrıca  Alevilerin ve gayrimüslimlerin okullarda ve istihdamda, özellikle üst düzey kamu sektörü pozisyonları ararken ayrımcılığa maruz kaldıkları bildiriliyor.

  • Resmi yolsuzluğa karşı önlemler güçlü ve etkili mi?

Güçlü olmadığının gerekçesi  olarak ; ‘’Yolsuzluk -kara para aklama, rüşvet ve devlet sözleşmelerinin dağıtımında gizli anlaşmalar dahil- hükümetin en üst düzeylerinde bile büyük bir sorun olmaya devam etmesi ‘’ ve yine  ‘’   el konulan ve kayyumla yönetilen milyarlarca dolar varlık hükümetin atadığı kayyumlarla yönetildiği ‘’ gösteriliyor. Ayrıca  ; Halk Bank davası , Reza Zarrab Amerikan mahkemelerindeki ifadesinde ‘’üst düzey Türk yetkililerin planın bir parçası olarak rüşvet kabul ettiğini ve Erdoğan’ın başbakanlık görev süresi boyunca rüşvetlerin bir kısmını bizzat onayladığını ;  Erdoğan, ABD hükümetine soruşturmalarına devam etmemesi için lobi oluşturduğuna ‘’ Vurgu yapılıyor.

Uluslar arası kuruluşlar yanlı davranmaz. Aksi halde yaşayamazlar. Bu kuruluşların tamamının Türkiye ye bakış açısını yorumlarsak ;

  • Türkiye de iç siyaset ve dış siyasi ve ekonomik ilişkiler geldiğimiz noktada hayatın normal akışına aykırıdır.
  • AKP iktidarı askeri vesayeti kaldırıyorum diye , demokrasiyi rafa kaldırdı ve kendi parti devletini kurdu , daha büyük vesayet yarattı.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir