ADAMINA GÖRE YASA…

Başbakan AKP grubunda milletvekillerine “yazın çalışalım mı?” diye sormuş. Milletvekillerinden bir alkış tufanı kopmuş. Başbakan oylama yapmış. Elbetteki yazın çalışma kararı çıkmış.

 

Deveye sormuşlar… “boynun neden eğri?”. Devede, “Nerem doğru ki” diye cevap vermiş.

 

Başbakan ve AKP milletvekilleri de bu kararda birçok yanlış birden yapıyor.

 

Yasada Milletvekilleri için mevcut olan tatil kararını, ancak yasama organı olarak Meclis kaldırabilir. Meclis ise yalnızca iktidar partisi milletvekillerinden ibaret değil. Muhalefet partileri ve bağımsızlarda var. Bu konuda AKP’ de grup kararı almak, hem çoğunluğun azınlığa tahakkümüdür, hem de yasalara uygun değildir.

 

 

Kaldı ki, bu durum bir partinin yüce meclisi baskı altına almasınadır.

 

Öte yandan Başbakanın yaptığı da ne nezaket kurallarına uyar.. Nede kuvvetler ağırlığı prensibine uyar.

 

Başbakan aynı zamanda AKP’ nin grup başkanıdır. Yukarda açıkladığım gibi, yanlış olarak bir grup kararı aldı.

 

Başbakanın bu kararı neden aldığı önemlidir. Kamuoyunda sık tartışılan bu konuyla ilgili çeşitli yorumlarda yapılıyor.

 

Bunlardan birisi, Başbakan kapatma davasına kızarak, muhalefeti cezalandırmak istemesidir.

 

Bir başka yorumda şöyledir: Başbakan dava süresinde partiden kopmalar olmasın diye Milletvekillerini Ankara’ da tutmak istiyor.

 

AKP, bütün bu tartışmalar ve yorumlara şeffaflık getirebilmek ve kamuoyunu bilgilendirmek açısından bu hususu Meclise taşımaktadır.

 

 

TORBA YASALAR KİMİN İÇİN?

 

AKP, sık sık Meclise torba yasalar getiriyor. Bu torba yasa tasarılarında onlarca değişik kanunla ilgili madde yer almaktadır. Birbiri ile ilgisiz olan yasaların aynı torbaya konulması, çalışmayı zorlaştırmakta, hataların artmasına neden olmaktadır.

 

Örneğin, Milli eğitim Bakanlığı eski okulları satmak istedi. Danıştay bu satışları durdurdu… Milli Eğitim Bakanlığı bu defa halen görüşülmekte olan “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnameler ile Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı” içine sokmuş.

 

Hedef şehir içinde arsası değerlenmiş okul arsalarının satılarak, Milli Eğitim Bakanlığına gelir sağlamaktır.

·         Bu tür bir uygulama topluma sosyal maliyet getirmektedir. Zira okul içinde arsası satılıp, daha uzağa taşınacak okullara gitmek için öğrenciler daha çok zaman, daha çok yol maliyetine katlanacaklardır. Bu bir sosyal maliyettir.

·         Şehir trafiği artacak ve bundan diğer insanlar da zarar görecektir.

·         Şehir Merkezlerine yeni gökdelenler dikilecek, çevre ve trafik sorunu artacak, altyapı yetersiz gelecektir.

·         Eğitim sistemi aksayacak ve özellikle geçiş dönemlerinde eğitimde etkinlik azalacaktır.

·         Ülkenin Eğitime verdiği değer imaj olarak zarar görecektir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir