2009 İLK ÇEYREĞİNDE BÜYÜME HIZI

ESFENDER KORKMAZ

CHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİ

30 HAZİRAN 2009 – BASIN BİLDİRİSİ

 

 

1930 DÜNYA BUHRANI DÂHİL, TÜRKİYE BU KADAR AĞIR KRİZ YAŞAMADI.

 

Türkiye 2009’ un (Ocak- Şubat-Mart aylarında) ilk çeyreğinde tüm tahminlerden daha yüksek bir negatif büyüme hızı yaşadı. GSYH ilk çeyrekte cari fiyatlarla yüzde 29 ve sabit fiyatlarla yüzde 13.8 küçüldü.

 

A) Bu küçülme ne demektir?

 

  • GSYH, yani bir çeyrekte yaratılan katma değer sabit fiyatlarla 21.1 milyar dolara geriledi. Üç yıl geriye gitti. 2006 yılının ilk çeyreğinde de GSYH 21.1 milyar dolar olmuştu.

 

  • Ekonomi Cumhuriyet döneminin en yüksek küçülmesini yaşadı. Türkiye’ de yalnızca harp sonrası 1945’ te yüzde 15.3 küçülme yaşanmıştı. Harp sonrası dışına en büyük küçülme ise 1927’ de yüzde 13 olarak bu günkünden daha küçük olmuştu.

 

  • Kriz yılı olan, 2001 yılının ilk çeyreğinde büyüme hızı -3.1 olmuştu. 2001 yılında diğer çeyreklerde ortaya çıkan daralma bunun kadar yüksek olmamıştı. TÜİK’ in bu günkü GSYH hesaplama tekniğine göre güncelleme yapmasından sonra, 2001 yılının tümü için büyüme hızını yüzde -5.7 olarak ilan etmişti.

 

 B) Acaba Başbakan şimdi ne diyecek?

 

Muhakkak olan, Başbakanın bu küçülmeye de kendi standardına göre bir yorum getireceğidir.

 

Zira Başbakan,  2 ay önce “kimse bana eksi büyümeyi söyletemez” demişti. Şimdi yüzde 13.8 lik eksiye teğet diyebilecek mi? Başbakanın Ekonomiyi delip içinde kalan bu negatif büyümeyi gizlemeye çalışması, artık toplumun tepkisini çekecektir.

 

C) Dünyada, gelişmekte olan benzer ülkelere göre, krizi en ağır yaşayan ülke Türkiye oldu.

 

Örneğin, Türkiye döviz rezervleri daha yüksek olan ve petrol ve doğalgaz imkanları olan Rusya ile karşılaştırmak imkanı yoktur. Veya daha gelişmiş olan Japonya ile de karşılaştırmak doğru değildir. Gelişmekte olan benzer ülkelere göre ilk çeyrekte Türkiye daha çok küçüldü. Krizi en ağır yaşayan ülke oldu.

 

Türkiye’nin en ağır krizi yaşıyor olmasının nedenlerine gelince…

 

  • Bir… AKP iktidarının hazır imkanları tüketmesi, mevcut yatırımları ve varlıkları, karlı işletmeleri yabancı sermayeye satmasıdır.

Bu işletmelerin satılmasından elde edilen dövizle Türkiye, yeni yatırım yapmadı, iç ve dış açığını kapattı.

Eğer yabancı sermaye sıfırdan yatırım yapsaydı, ilave katma değer yaratacağı için büyümeyi ve istihdamı olumlu etkilerdi.

 

  • İki… AKP hükümetinin uyguladığı düşük kur politikası nedeniyle sanayi üretiminin ithal aramalına bağımlı kılınmasıdır. Dünya ekonomik krizi ve kur artışı ithalatın durmasına ve iç üretimin daralmasına neden olmuştur. 

Bu nedenledir ki, 2009 ilk çeyrekte imalat sanayi, eksi yüzde 18.5 ile daha çok küçülmüştür.

 

  • Üç… Hükümetin devleti küçültmesi ve bu nedenle piyasanın spekülasyona açık bir duruma düşmesidir. Aynı şekilde bu nedenle hükümet kayıt dışılığı önlemede yetersiz kalmıştır. Piyasada haksız rekabet ortaya çıkmıştır.

 

  • Dört… 2002- 2008 arasında 6 yılda Türkiye’nin 155 milyar dolar cari açık vermesi ve bu açığın özel sektörün 190 milyar dolar tutan dış borcuyla kapatılması, kan kaybına neden olmasıdır.

 

 

  • Beş… AKP hükümetinin uyguladığı düşük kur politikası nedeniyle sanayi üretiminin ithal aramalına bağımlı kılınmasıdır. Dünya ekonomik krizi ve kur artışı ithalatın durmasına ve iç üretimin daralmasına neden olmuştur. 

Bu nedenedir ki, 2009 ilk çeyrekte imalat sanayi, eksi yüzde 18.5 ile daha çok küçülmüştür.

 

D) Türkiye önümüzdeki yıllarda diğer ülkelere göre ve geçmişe göre daha az büyüyecektir.

 

Nedeni,

 

  • Dışa bağımlı üretim yapısı oluştuğu için, yeniden içeride aramalı üretimine geçmek zaman alır.

 

  • 6.3 milyon işsiz var. Toplam talebin hızlı artması mümkün değil. İşsizlik artıyor… Örneğin işsizliğin çözümünde önemli bir sektör olan ve aynı zamanda sürükleyici bir sektör olan inşaat sektörü, ilk çeyrekte yüzde 18.9 oranında küçülme ile en çok küçülen sektör olmuştur.

 

  • Karlı şirketlerin ve çalışan bankaların satılması nedeniyle yurt dışına kaynak çıkışına neden oluyor. Örneğin Türk Telekom’ un, 2008 yılı karı 1 milyar 752 milyon lira oldu. Bu şirket yeni yatırım yapmadığına göre vergiden sonra karını dışarıya transfer edecektir. AKP iktidarında bu tür sermayenin Türkiye’ den kar transferi 28.3 milyar dolar oldu.

 

  • AKP iktidarı güveni ve istikrarı sağlayamadığı ve bu durum Türkiye’ nin kredi notuna yansıdığı için hazine dışarıdan diğer ülkelere göre daha pahalı borçlanıyor. Örneğin hazine raporuna göre, hazinenin dolar cinsinden ortalama dış borçlanma maliyeti yüzde 7.6’ dır.

 

  • Dünya ekonomik krizi ve Türkiye’nin ağır kriz yaşıyor olması nedeniyle Özel sektör dış borcunu döndürmekte zorluk çekiyor. Özel sektör net dış borç ödüyor. Dışarıya Yüksek faiz ödenmesi ve kaynak çıkışının olması büyümeyi olumsuz etkileyecektir.

 

E) Çözüm için önce bu küçülmenin envanterini çıkarmak ve nedenlerini ortadan kaldırmak gerekir. Bunun içinde orta vadeli programlar yetmez. Çünkü sorun yapısaldır. Yapısal dönüşüm ve çözüm için daha uzun vadeli planlama yapmak ve yapısal dönüşüm programı hazırlamak gerekir.

 

Bu planlama, devlet- piyasa dengesinin yeniden kurulması, reel sektör- finans sektörü dengesinin yeniden kurulması, devletin yeniden yapılanması, merkezi devlet ve mahalli idareler arasında yetki ve sorumluluğun tarif edilmesi, iç tasarrufun artırılması, emek yoğun yatırımların artırılması gibi ulusal politikalara dayanmalıdır.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir