2007’Yİ NE BEKLİYOR?

2007 yılını kazasız – belasız atlatmamız , her zamankinden daha çok siyasete ve  siyasi iktidara bağlı görünüyor.. 

Başbakan ortamı germeyelim diyor.. Ancak kendisi dolaylı da olsa Cumhurbaşkanlığında direneceği izlenimini veriyor.. Piyasaları ve ekonomiyi eğer gererse, Başbakanın cumhurbaşkanlığında direnmesi gerecektir.

Ayrıca Ekonomide iki çapadan biri olarak öne sürülen , AB ile müzakere sürecinin askıya alınması da sıcak para için olumsuz etki yapacaktır.. 

Yine , 2007 bütçesinden siyasi iktidarın şimdiye kadarkinden daha fazla seçim popülizmi yapacağı anlaşılıyor..

 Önceki sene Hükümet 2006-2007 ve 2008 yılını kapsayan üç yıllık mali plan yaptı ..  Bu planda 2007 yılı için Merkezi yönetim bütçe giderlerinin en fazla  162.3 milyar YTL olacağı ilan edildi.. Aradan bir yıl geçmeden aynı hükümet bu üç yıllık mali planı rafa kaldırdı. Merkezi devlet Bütçe gider ödeneklerini  204.9 milyar YTL ‘ye çıkardı.  

Aynı şekilde mali plana göre 2007 bütçesinde en fazla  1.1 milyar YTL olması gereken yedek ödenek , şimdi 2.3 milyara çıkarıldı. Zira Yedek ödenekleri hükümet istediği gibi kullanıyor.

Hükümet durdu durdu, şimdi seçim arifesinde  kamuya 100 bin kişi alacağını açıkladı.

2007’yi bekleyen en büyük risk , cari açıktır.. Bütçede  2007 yılı için ortalama dolar kuru , 1.470 YTL olarak alınmış.. Bu demektir ki  Hükümet ve Merkez Bankası kura takılı kaldı.. Kur artsa da , düşse de hükümet sıkışacak..

Dış Cari açığın bu sene 34 milyar dolara ulaşacağı belli oldu.. Kur hükümetin öngördüğü gibi  1.470 ‘ te kalırsa , bu açığın 40 milyar dolara çıkması kaçınılmaz olacaktır..  Açığın bu kadar tırmanmasından IMF bile tedirgin olacaktır.. Zaten IMF bu konuda  sık sık uyarıda bulunuyor..

Türkiyenin dış borçları açısından da 2007 sıkıntılı olacaktır.. Özellikle 45 milyar dolar tutan kısa vadeli dış borçların ödenmesi sıkıntı yaratacaktır.. En azından yeni borçlanma faizlerini artıracaktır.  

Türkiyenin toplam dış borç stoku 200 milyar dolara ulaştı.. Bu borsun 110 milyar doları özel sektörün dış borcudur.. Eğer kur artarsa , özel sektör zora girecektir.. Kur düşerse  ihracat duracaktır..  O zaman her iki durumda özel sektör neyi  varsa yabancılara  satacaktır..   Zaten bankalarda bu süreç yaşanıyor..  Ancak eğer kriz olursa, satış işi de yatacaktır.

Borç stoku için  ekonomi yönetimi topluma yanlış bilgi veriyor..

Toplam dış borç stokundan bankaların ve merkez bankasının aldığı dış borçları indiriyor.. geriye 150 milyar dolar net dış borç stoku hesaplıyor..

Gerçekte , bankalarda aldıkları borç için , yurt dışına faiz ödüyor.. Ve zamanı gelince borç anapara ve faizi , dışarıya çıkacaktır.. Dışarıya kaynak çıkınca ve faiz öedince , bu borç dış borçtur..

 Hazine hep bunu yapıyor.. Toplam 370 milyar YTL olan kamu borcundan da , borç alıp – faiz verdiği işsizlik sigortasına olan borçları  gibi bazı borçları düşüp , net borç stokunu 270 milyar gösteriyor.

Gerçek miktarına vadesine ve ödenecek faizlere bakınca  2007 yılı dış borçlar açısından da rahat görünmüyor.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir