2007 YILINDA KİM KAZANDI KİM KAYBETTİ?

Geçen sene bir yılda İMKB endeksi yüzde 42 arttı. TÜFE olarak 2007 yıllık enflasyon da yüzde 8.39 oldu. Enflasyonun etkisi giderildikten sonra Borsa’nın 2007 yılında reel getirisi yüzde 31 oldu. Ve 2007 yılının en yüksek getiri Borsa’dan elde edildi.

2006 yılında ise tersine Borsa reel olarak yüzde 10.32 zarar getirmişti.
Bu sene Borsa’nın aynı kazancı sağlaması zor görünüyor. Gerek uluslararası piyasalardaki dalgalanma ve gerekse endeksin pik noktasına yükselmesi, bu sene Borsa’nın daha düşük gelir sağlayacağını göstermektedir.

2007 yılının en yüksek zararını ise dolar tutanlar yaşadı. MB döviz alış kurlarına göre hesaplanan dolar kuru 2007 yılında yüzde 17.5 değer kaybetti.
Enflasyona göre düzeltirsek dolarda reel kayıp yüzde 23.9 oldu.

Dolardaki kaybın bir nedeni, sıcak para girişidir. İç ve dış faizler arasındaki yüksek farktan dolayı giren sıcak para, içeride döviz arzını artırdı. Kurlar düştü.
İkinci neden doların diğer paralar karşısında da değer kaybetmesi oldu. Ne var ki Euro dünyada dolar karşısında değer kazanırken YTL karşısında değer kaybetti…

Piyasanın spekülatif yapısı

DAHA da önemlisi, 2007 yılında tasarrufların reel gelirleri arasında ortaya çıkan uçurumdur. Borsa’nın reel getirisi ile doların reel kaybı arasında 54.9 puan fark ortaya çıkmıştır. Reel gelirler arasında bu kadar yüksek bir fark, piyasanın spekülatif bir yapıda olduğunu ortaya koymuştur.

2007 YILINDA TASARRUF ARAÇLARININ GETİRİSİ
TL MEVDUAT             20.5    11.2
DÖVİZ
        Euro                      – 7.9    -15.0
        Dolar                    -17.5   -23.9
Altın                                 7.6      -0.7
IMKB                             42.0    31.0
DİBS                             20.2    10.9
Repo                             15.8      6.8

Anka ajansının, bankaların mevduata uyguladıkları faizlerin Merkez Bankası tarafından hesaplanan ağırlıklı ortalamasını alarak yaptığı değerlendirmeye göre, 2007 yılında bir yıllık mevduatın cari getirisi yüzde 20.5 oldu. Reel getirisi ise yüzde 11.2 oldu.

Devlet iç borçlanma senetlerinin yılık reel faiz geliri de yüzde 10.9 oldu.
Dünyada reel faizlerin yüzde 1 ile 3 arasında değiştiğine bakılırsa, Türkiye’de reel faizlerin ne kadar yüksek olduğu anlaşılır.
2008 ne getirecek?

ALTIN, 2006 yılında en yüksek reel getiri sağlayan tasarruf aracı iken, 2007 yılında zarar getirdi. Reel getirisi eksi 0.7 oldu.

1) Mortgage gibi faktörlerden ötürü, piyasaların daha kırılgan olması, 2008 yılında altının daha fazla değer kazanmasına yol açacaktır.

2) 2007 yılının son aylarında az da olsa sıcak para çıkışı oldu. Dünyada ve Türkiye’de 2008 yılında daha düşük bir büyüme bekleniyor. Bu nedenlerle, Borsa 2008 yılında 2007 yılına göre daha düşük reel getiri sağlayacaktır.

3) Kurlara gelince… Türkiye’nin gerçek kura geçmek gibi bir lüksü kalmamıştır. 140 milyar doları geçen özel sektör borçları da kur baskısı yaratacaktır. Buna karşılık halk dolar düştükçe döviz mevduat hesapları artmaktadır. Bu durum devalüasyon beklentisi demektir. Yani kur ‘un geleceği sıcak para ve piyasanın elindedir.

4) Enflasyon hedeflemesi devam ettiği için, MB’nin faiz indirimi, yalnızca gösteriş amaçlı ve düşük oranda olacakt

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir