gototopgototop
TV KONUŞMALARI
Prof. Dr. Esfender KORKMAZ
 
Bugün TV - Ekonomi Masası
Dolar Tutulamıyor
 
Videoyu izlemek için tıklayın
------------------------------------------
------------------------------------------
Bugün TV - Ekonomi Masası
Kredi Kartı Faizleri
Videoyu izlemek için tıklayın
ARAŞTIRMA YAZILARI

PROF.DR. ESFENDER KORKMAZ 

İSTİHDAM YARATACAK YENİ BİR EKONOMİK MODELE GEÇMELİYİZ  

Gelişmekte olan ülkelerin gelişmesini tamamlaması için, yalnızca büyüme yetmiyor. Ayrıca büyüme yanında, eğitim, verimlilik, sosyal yapıda iyileşme gibi değerleri de içine alan “İktisadi Gelişme” hedef alınmalıdır. İktisadi gelişme ve kalıcı istikrar için ise, temel olarak iktisadın üretim – istihdam ve bölüşüm ayakları birlikte planlanmalıdır.

Devamını oku...

KONFERANSLARI

Prof. Dr. Esfender KORKMAZ

İktisatlılar Vakfı Başkanı

30 Nisan 2011

Türk Ocağı Konferansı

 

EKONOMİDE TAM BAĞIMSIZLIKTAN TUTSAKLIĞA

Bu konferansta, Atatürk Türkiye’sinde 1923 ile 1938 yıları arasında ve bu gün, dış ekonomik ilişkiler politikasını değerlendirmeye çalışacağım.

Devamını oku...

EKONOMİDE YENİ RÜZGAR REEL SEKTÖRDEN YANA

YENİÇAĞ

Önceki gün dolar kurunun 1.81’e kadar inmesine , her kesim farklı tepki gösterdi. Özet olarak , finansçılar  bu  düşmenin,   doğru olduğunu ve savunurken , sanayici ve ihracatçılar bir  alarm  olarak nitelendirdi. Medya da  finansçıların görüşünü  piyasa değerlendirmesi olarak tanımladı.

 

 

 

Bu bağlamda  , iki önemli saptama yapılabilir.. Bir .. Piyasa ekonomisinin  bir kuralı olarak elbette her kesim kendi çıkarını maksimize etmeye çalışacaktır. İki.. Medya artık reel kesimi , mal piyasasını unuttu…  Piyasa denilince , sermaye ve para piyasasını anlıyor. 

 

Aslında , doların düşmesinin bir nedeni , Euro’nun dolar karşısında değer kazanmasıydı. Ne var ki , Euro- Dolar paritesinin de , Dolar / TL paritesinin de aşırı oynak olması , ekonomide  kırılganlığın yüksek olması demektir.  Bu kırılganlık para ve sermaye piyasasının doğasında var. Olan reel sektöre oluyor. Özellikle sanayi sektörü , bu kadar kırılganlık içinde , yatırım planlaması  ve  fizibilite yapamıyor.

 

Türkiye planlı dönemde yine yüksek büyüme oranları sağlıyordu. Bu büyüme özellikle imalat sanayiinde üretim artışında ortaya çıkıyordu. Bu günkü büyümeden farkı , o zaman aramalı ve hammadde ithalatı daha düşüktü. Başka bir ifade ile dış kaynağa ve ithalata bağımlı  bir büyüme değildi.

 

Bu gün  ithalata bağımlı büyüme  ve bu nedenle ortaya çıkan cari açık  Türkiye’yi gelişmekte olan ülkeler içinde en riskli ülke konumuna getirdi. BM  ve Dünya bankası raporlarında da bu risk vurgulanıyor. Bu riskten tek habersiz olan Hükümet gibi görünüyor.

 

Yıl sonunda dolar kuru 1.89 idi. Buna rağmen MB reel kur endeksi 109.16 idi. Yani dolar 1.89 iken , TL daha yüzde 9 daha değerli  idi. Şimdi 1.82 ‘ye  gerilemesi TL’ nin dolara göre daha değerli para olması anlamına geliyor.

 

Kur daha da düşerse, sanayi sektörünün ithalat bağımlılığı devam eder. Çünkü düşük kur , ucuz ithalat demektir. cari açığın artmasına ve içeride tüketimin artmasına neden olmaktadır.

Türkiye , kur sorunu nedeniyle , dışa bağımlı üretim yapısı nedeniyle artık tasarruf yaratamıyor. Dünyada ABD’ den sonra tasarruf oranı en düşük ikinci ülke olduk.

 

Ne var ki bu defa finansçıların kurun düşmesi şeklindeki beklentileri  gerçekleşmeyecek.

 

Her şeyden önce  dünyada para bolluğu bitiyor. Türkiye de 2009 yılına kadar , kısa vadeli sermaye ile   varlık , şirket ve gayrimenkullerin yabancıya  satışlarıyla   giren toplam sermaye cari açıktan daha yüksekti. Bu nedenle döviz bolluğu , TL’ nin değerli kalmasına neden oluyordu.

 

MB kaynaklarına göre  2010  Temmuzundan 2010 eylülüne kadar doğrudan yabancı yatırım sermaye girişi  hiç olmadı. 2010  eylülünden bu güne kadar Cari açık daha az doğrudan sermaye girişi ve daha çok sıcak para , ilave olarakta dış borçla finanse edildi.  Kaldı ki dünya da sermaye hareketleri yavaşladı. Yani artık el parasıyla caka satmanın devri geçti.  

 

Merkez Bankası döviz satarak kurları tutmak istiyor. Ancak onunda rezervleri eriyor. Söz gelimi 2011 ortalarında 93 milyar dolar olan MB döviz rezervleri , şimdi 87  milyar dolara geriledi.

 

Benim anlamakta güçlük çektiğim bir husus, neden finansçılar düşük kuru piyasa kuralı olarak görüyor da , kur artışını aynı çerçevede görmüyor ?

 

1990 yılından beri , Dünya finans hakimiyetine girdi.  Almanya gibi , Çin gibi bazı ülkeler bilinçli olarak , üretimden ve sanayiden taviz vermediler. Bu gün en sağlam ekonomiler bu ekonomilerdir. Türkiye’nin de artık dışa bağımlı sanayileşme yapısından kurtulması gerekir. Bunun ilk şartı da kur baskısının kalkmasıdır.

 
GÜNCEL BORSA - PİYASA BİLGİLERİ
  DeğerFarkDeğişim
İ.M.K.B-1006085643-0.65
İ.M.K.B-307374259-0.87
Hizmet3918157-1.36
Mali8605492-0.73
USD1,75855.11
Euro2,32703.65
Altın99,00625.11
TCMB DÖVİZ KURLARI
- Alış 1.7424 TL
- Satış 1.7508 TL
- Alış 2.3061 TL
- Satış 2.3172 TL
TCMB Günlük Döviz Kurları
GÜNCEL İSTATİSTİKLER
DIŞ AÇIKLAR
  2002 2011 Değişme
İMALAT MİKTARI (MİLYAR DOLAR) 36,1 135 3,7 Kat
İTHALAT MİKTARI (MİLYAR DOLAR) 69,3 240,8 3,5 Kat
İHRACATIN- İTHALATI
KARŞILAMA ORANI (YÜZDE)
69,9 56 13,9 Puan
DIŞ TİCARET AÇIĞI -22,1 -105,9 4,8 Kat
CARİ AÇIK -0,6 -76 12,6 Kat
 
2011 YILI İTHALATIN YAPISI
  Milyar (Dolar) Yüzde Pay
YATIRIM MALLARI 37,3 15,5
ARAMALI VE HAMMADDE 173,1 71,9
TÜKETİM MALI 29,7 12,3
DİĞERLERİ 0,7 0,3
TOPLAM 240,8 100
ARAŞTIRMA YAZILARI

İSTANBULLULARIN EKONOMİK SOSYAL VE SİYASİ BEKLENTİLERİ ARAŞTIRMA YAZISINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN.

SUNUMU GÖRÜNTÜLEMEK İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN.