Prof. Dr. Esfender Korkmaz'ın web sitesine hoşgeldiniz

 
 


ANA SAYFA

 

BİYOGRAFİ

KONFERANSLAR

KİTAPLAR

TBMM FAALİYETLERİ

FOTOĞRAF GALERİSİ

 

CHP GENEL MERKEZ İSTANBUL ARAŞTIRMALAR FORUMU

 

KARS-ARDAHAN-IĞDIR


İktisat Fakültesi Mezun ve Mensupları Vakfı


İ.Ü. İktisat Fakültesi


E-Posta




































































































 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 






 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 


 

 

 

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU GÖRÜŞMELERİ

 

21 Kasım 2007 Çarşamba

 

"Özelleştirme yeni baştan elden geçirilmelidir"


                     2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI İLE

2006 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI’NIN

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU GÖRÜŞME

TUTANAKLARI

 BAŞKAN: Sait AÇBA (Afyonkarahisar)
                           BAŞKANVEKİLİ: Mehmet Altan KARAPAŞAOĞLU (Bursa)
                                      SÖZCÜ : Hasan Fehmi KİNAY(Kütahya)
                                       KÂTİP : Süreyya Sadi BİLGİÇ (Isparta)

21.11.2007

İ Ç İ N D E K İ L E R

 - MALİYE BAKANLIĞI
 - Gelir İdaresi Başkanlığı
 - Kamu İhale Kurumu
 - Özelleştirme İdaresi Başkanlığı
 - Gelir Bütçesi

 S Ö Z  A L A N L A R

BİRİNCİ OTURUM

 

1

 

 

 

MALİYE BAKANLIĞI

 

 

 

 

 

Kemal UNAKITAN Maliye Bakanı

Eskişehir

1-11

Hasan GÜL Kamu İhale Kurumu Başkanı

 

11-15

Esfender KORKMAZ

İstanbul

15-18

Ali ER

Mersin

18-19

Mehmet GÜNAL

Antalya

19-23

Mehmet Akif HAMZAÇEBİ

Trabzon

23-28

Alaattin BÜYÜKKAYA

İstanbul

28-29

İsmail ÖZGÜN

Balıkesir

30-33

Mustafa ÖZYÜREK

İstanbul

33-37

Faik ÖZTRAK

Tekirdağ

38-41

Mehmet Zekai ÖZCAN

Ankara

42-43

Bülent BARATALI

İzmir

43-47

Ömer Faruk ÖZ

Malatya

47-49

Ferit Mevlüt ASLANOĞLU

Malatya

49-51

 

 

 

İKİNCİ OTURUM

 

52

 

 

 

Harun ÖZTÜRK

İzmir

52-55

Hasip KAPLAN

Şırnak

55-59

Esfender KORKMAZ

İstanbul

59-60

Halil AYDOĞAN

Afyonkarahisar

60

Hasip KAPLAN

Şırnak

60-62

 

 

 

ÜÇÜNCÜ OTURUM

 

62

 

 

 

Mustafa KALAYCI

Konya

62-66

Münir KUTLUATA

Sakarya

66-69

İbrahim HASGÜR

İzmir

69-72

Erkan AKÇAY

Manisa

72-77

Ertuğrul KUMCUOĞLU

Aydın

77-80

 

 

 

SORULAR

 

80

 

 

 

Mehmet Akif HAMZAÇEBİ

Trabzon

80-82

Harun ÖZTÜRK

İzmir

82

Faik ÖZTRAK

Tekirdağ

82

Mustafa ÖZYÜREK

İstanbul

83

Mustafa KALAYCI

Konya

83-84

Hasip KAPLAN

Şırnak

84

İbrahim HASGÜR

İzmir

85

Kemal UNAKITAN Maliye Bakanı

Eskişehir

85-97

Münir KUTLUATA

Sakarya

97-98

Ferit Mevlüt ASLANOĞLU

Malatya

98

Hasip KAPLAN

Şırnak

99-100

Ömer Faruk ÖZ

Malatya

100

Hasan GÜL Kamu İhale Kurumu Başkanı

 

100-102

 

 

 

MADDELER          

 

102-104

 

 

 

Önergeler

 

104

 

 

 

Mustafa ÖZYÜREK

İstanbul

105-106

 

 

 

Önergeler

 

106-107

 

 

 

Bülent BARATALI

İzmir

107

 

 

 

Önergeler

 

107-108

 

 

 

Bülent BARATALI

İzmir

108

 

 

 

Önergeler

 

108-110

 

 

 

Ferit Mevlüt ASLANOĞLU

Malatya

110-111

 

 

 

Önergeler

 

111-112

Kapanma Saati   18:18

 

 

 BAŞKAN – Plan ve Bütçe Komisyonumuzun değerli üyeleri, Değerli Maliye Bakanımız, Maliye Bakanlığımızın değerli temsilcileri, diğer kamu kurum ve kuruluşlarımızın değerli temsilcileri, basınımızın ve televizyonlarımızın değerli temsilcileri; hepinizi Başkanlık Divanı adına saygıyla selamlıyorum.

18’inci Birleşimin Birinci Oturumunu açıyorum.

Gündemimizde Gelir İdaresi Başkanlığı, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı gider bütçeleri ve Maliye Bakanlığı gelir bütçesi yer almaktadır.

Bütçelerle ilgili sunuşunuzu yapmak üzere Sayın Bakana söz veriyorum.

 …………….

              BAŞKAN – Sayın Gül’e çok teşekkür ediyoruz.

Değerli arkadaşlar, Kurum bütçeleriyle ilgili görüşmelere başlıyoruz.

İlk söz, Sayın Korkmaz’ın.

Buyurun.

ESFENDER KORKMAZ (İstanbul) – Sayın Başkan çok teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, Değerli Bakan, çok değerli milletvekilleri, kıymetli bürokratlar ve basın mensupları; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Efendim, ben sık sık neden üzerinde durduğumu izah etmek istiyorum: Özelleştirme, bugün, Türkiye’de önemli bir gelecek sorunudur. Devletin ve toplumun geleceği açısından bugünkü özelleştirme felsefesi ve uygulaması önemli ekonomik, siyasi ve sosyal etkiler ortaya çıkaracaktır. Bu nedenle, müsaade ederseniz, ben yalnızca özelleştirme üzerinde durmak istiyorum.

Efendim, şimdi, bir defa, özelleştirme felsefesinde devlete ait işletmelerden dış fayda sağlamayan, kamusal yarar sağlamayan, özel sektörün de üretip satabileceği işletmelerin devredilmesi esastır. Şimdi, burada, tabii, bu açıdan bakarsak, biz kamu yararı olan işletmeleri de satıyoruz. Altyapı yatırımları bunun önemli bir kanıtıdır.

İkincisi, devletin bir işletmeyi özelleştirirken, önce bir gelir hesabı yapması lazım. Şimdi, bugünkü açıkları kapatabiliyoruz, ama gelecekte daha potansiyel açıklar ortaya çıkacaksa, gelecekteki gelirlerin bugüne iskonto edilmiş bugünkü değeri daha yüksekse, o zaman, bu altyapıların özelleştirilmemesi gerekiyor. Bir örnek vereyim: Şimdi, Telekomun kârı, eğer beş yıl içerisinde bugünkü satış değerine ulaşacaksa, o zaman beş yıldan sonra, bütçe açısından, kamu açısından yalnızca gelir politikası olarak bu doğru değil yanlıştır.

Şimdi, arkadaşlar, aslında, tabii, devletin ürettiği tüm mal ve hizmetlerde        kamusal yarar-özel yarar mukayesesi yapılır. Kamusal yarar mukayesesi yapabilmek için, aslında -Bakandan da Maliye mensuplarından da özür diliyorum- özelleştirmenin Maliye Bakanlığında olmaması lazım. Eğer özelleştirme Maliye Bakanlığındaysa, o zaman, demek ki olaya yalnızca gelir ve bütçe açısından bakıyoruz. Özelleştirmenin bu fayda ve maliyetini yapacak daha teknik bakanlıklarda olması lazım. Örneğin, Devlet Planlama Teşkilatı tarafından bu işin planlanması lazım.

Şimdi, tabii, özelleştirme uygulamalarına bakarsak, özelleştirmede ne kadar yanlış yaptığımızı daha iyi anlarız. Bir defa, yine özelleştirme felsefesi içinde olan, özelleştirmenin halka, tabana yayılması, sermayenin tabana yayılması ne kadar uygulandı, ne kadar etkili oldu, bu felsefe ne kadar hayata geçirildi? Maalesef, blok satış yoluyla yüzde 70’i yapıldı özelleştirmenin, halka arz yoluyla yüzde 13’ü. Demek ki, sermayenin tabana yayılması söz konusu olmadı, oysa ki bunlar diğer ülkelerde, özellikle İngiltere’de, sermayenin tabana yayılması öncelikli bir hedef olarak alındı ve uygulandı. Bizde de öncelikle hedef olmasına rağmen, uyulmadı buna.

Şimdi, tabii, özelleştirmenin bir başka hedefi piyasada haksız rekabet yaratan devletin, bu rekabet yaratmasından vazgeçmek. Tabii, bunun anlamı, hem halk hem de tüketicinin yararına olacaktır ve aynı zamanda da piyasanın önünü açacaktır. Şimdi, bu açıdan bakarsak, uygulama ne kadar etkili oldu? Tabii, burada nihai hedef tüketicinin faydasıdır. Tüketici faydalandı mı özelleştirmeden? Şimdi, özelleştirilen kurumların yaptığı, ürettiği mal ve hizmetleri bugün tüketici daha ucuza mı alıyor? Bu, önemli bir sorudur. Maalesef, ucuza almıyor. Çünkü, yine örnek vereyim: Telekom özelleştikten sonra fiyatları arttı. Tekel İçki özelleştikten sonra fiyatlar arttı. Şimdi, demek ki tüketici daha ucuza mal satın almıyor. Peki, daha çok ve daha kaliteli mal mı satın alıyor tüketici? Bunun için de “Evet.” demek mümkün değil. Peki, daha çok yerli girdi mi kullanıyor acaba? Daha çok yerli girdi kullanmıyor, çünkü, bir örnek vereyim: Bakın, Dalaman SEKA Tesisleri selülozu Türkiye’de üretiyordu, şimdi, Türkiye’de üretmiyor, ithal ediyor. Tabii, bu, diğer kur politikasıyla da bağlantılı, ama demek ki daha az girdi üretiyor bu özelleşen kurumlar.

Şimdi, istihdam artışı var mı? Tabii, bunu hep söylüyoruz, ama ben size tek tek örnekleri vereyim: Bakın, SEK’te özelleşmeden önce 1.359 işçi çalışıyordu, özelleşmeden sonra 514’e düştü. KARDEMİR’de 5.417 işçi çalışıyordu, özelleştikten sonra 3919’a düştü. Çimentoda 6.737 işçi çalışıyordu, özelleştikten sonra 3.087’ye düştü. Petrol Ofisinde 3.822 işçi çalışıyordu, özelleştikten sonra 1029 işçiye düştü. PETLAS’ta 1.102 işçi çalışıyordu, özelleştikten sonra 421 işçiye düştü. Şimdi, demek ki… Bu rakamlar geçen seneki rakamlar, bu sene değişmiş olabilir, ben Özelleştirme İdaresi Başkanlığının bunu açıklamasını teklif ediyorum.

Şimdi, şeffaflık, özelleştirmenin şeffaf olması lazım. Çünkü, kamu malı toplumun malıdır. Şeffaflıkta da önceki kadar, 2003 yılından önceki kadar şeffaflık yok. Çünkü, 2003 yılından önce Özelleştirme Yüksek Kuruluna hangi bakanların gireceği belliydi, yasayla bu belirlenmişti, ama 2003 yılından sonra 4046 sayılı Yasa’nın 3’üncü maddesi değişti, hangi bakanın olacağına tek Başbakan karar veriyor ve dolayısıyla, burada da şeffaflığın azaldığını görüyoruz.

Şimdi, tabii, özelleştirme bir yerde bazı insanlara, bazılarına rant sağlama hâline getirildi. İki tane örnek vereyim. Birisi, Manisa