Prof. Dr. Esfender Korkmaz'ın web sitesine hoşgeldiniz

 
 


ANA SAYFA

 

BİYOGRAFİ

KONFERANSLAR

KİTAPLAR

TBMM FAALİYETLERİ

FOTOĞRAF GALERİSİ

 

CHP GENEL MERKEZ İSTANBUL ARAŞTIRMALAR FORUMU

 

KARS-ARDAHAN-IĞDIR


İktisat Fakültesi Mezun ve Mensupları Vakfı


İ.Ü. İktisat Fakültesi


E-Posta
 

 

 

 

 


 

 

 





 

 



 

 

 

TERCÜMAN gazetesi yazıları

 

3 Mayıs 2008 Cumartesi

 

Onlar, gözleri var görmezler...
Kulakları var duymazlar...

BAŞBAKAN Batman'daki konuşmasında, sözlerinin sloganlarla kesilmesi üzerine Araf Suresi'nden alıntı yaparak "Gerek yok. Bazı insanlar vardır kulakları vardır duymazlar, gözleri vardır görmezler, dilleri vardır gerçekleri konuşamazlar." dedi.

Araf Suresi'nin bu kısmı aynen şöyledir: "And olsun, cehennem için cinlerden ve insanlardan çok sayıda kişi yarattık. (hazırladık) Kalpleri vardır bununla kavrayıp -anlamazlar, gözleri vardır bununla görmezler, kulakları vardır bununla işitmezler. Bunlar hayvan gibidir, hatta daha aşağılıktırlar. İşte bunlar gafil olanlardır."

Başbakan'ın bu sözleri bir başkası için söylemesinin etik açıdan ne kadar yanlış ve kabul edilemez olduğunu, surenin tamamını okuyunca daha iyi anlıyoruz.

Başbakan'ın dili var konuşuyor... Ancak gerçekleri ne oranda görüyor... Acaba vatandaşı duyuyor mu? Gerçekleri ne kadar görüyor?

Vatandaşı duymadığını yine vatandaşlar söylüyor.

Başbakan maval okuyor

BİR toplantıda Başbakan, enflasyon tek haneye indi... Ekonomi iyileşip büyüdü... Görüyorsunuz... Diyor...

Vatandaş da, "Maval okuma... Mazot kaç lira biliyor musun?.. Ben çiftçiyim, yağ bile alamıyorum... Sen bunları külahıma anlat." diyor.

Aslında vatandaşın Başbakan'a verdiği mesaj şudur: Sayın Başbakan ağzın var konuşuyorsun... Ancak ekonomideki sorunları görmüyorsun... Vatandaşın sesini duymuyorsun.

Örneğin Başbakan "İhracat 36 milyardan 114 milyara çıktı..." diyor... Buna karşılık ithalatın ne kadar arttığını ve dış ticaret açığının daha çok arttığını görmüyor.

2002 yılında 15.5 milyar dolar olan yıllık dış ticaret açığı 4 kattan fazla artarak şubat 2008'de 66 milyar dolara çıktı.
(2007 yılında ihracat 107 milyar dolar oldu ve fakat ithalat da 170 milyar dolara yükseldi. 2007 yılı dış ticaret açığı da 63 milyar dolar oldu.)

Sanayici komisyoncu oldu

ÖZEL sektörün temsilcisi olan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu "Sanayide işlenmiş ara malı oranı yüzde 69 oldu. Sanayici, Çin ve Hindistan için komisyoncu oldu." diyor... Başbakan duymuyor.

Biz yıllardır "Cari açık Türkiye'nin kan kaybına sebep oluyor. Bu açığı borçla - harçla finanse ediyoruz. Türkiye'nin geleceğini tüketiyoruz..." diyorum... Başbakan duymuyor.

Nihayet, AKP iktidarında Türkiye'nin varını, yoğunu yabancı ülkeler transfer etti... Başbakan ihracattan bahsediyor...

AKP döneminde, 2003 yılından bu güne kadar toplam 376.5 milyar dolar ihracat yapıldı. Bunun 244 milyar doları ithal ara malı ve hammadde... İçinde bizim yarattığımız katma değer 171 milyar dolardır. Buna karşılık AKP iktidarında yurt dışına giden kaynak kaybımız daha yüksek 205.1 milyar dolar oldu.

Yabancılar kanımızı emiyor

AŞAĞIDAKİ tabloyu belki Başbakan da görebilir!
Türkiye AKP İktidarında dışarıya aktarılan bu 205.1 milyar dolarlık karşılıksız kaynak transferini, borçla harçla kapattık. .

Biz çalıştık, Avrupa Birliğini ve uluslararası fonları besledik. IMF'ye 6 milyar dolar faiz ödedik. Türkiye olmasaydı, IMF çalışanları nasıl maaş alacaktı?