Prof. Dr. Esfender Korkmaz'ın web sitesine hoşgeldiniz

 
 


ANA SAYFA

 

BİYOGRAFİ

KONFERANSLAR

KİTAPLAR

TBMM FAALİYETLERİ

FOTOĞRAF GALERİSİ

 

CHP GENEL MERKEZ İSTANBUL ARAŞTIRMALAR FORUMU

 

KARS-ARDAHAN-IĞDIR


İktisat Fakültesi Mezun ve Mensupları Vakfı


İ.Ü. İktisat Fakültesi


E-Posta
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 




 

 

 

TBMM Genel Kurul Konuşması

 

19 Mart 2008 Çarşamba

 

Milli gelir ve borç hesapları çarpıtılıyor

Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel Kurul Tutanağı
23. Dönem 2. Yasama Yılı
79. Birleşim 19/Mart /2008 Çarşamba

 19 Mart 2008 Çarşamba

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 14.00

BAŞKAN: Başkan Vekili Şükran Güldal MUMCU

KÂTİP ÜYELER: Fatoş GÜRKAN (Adana), Fatma Salman KOTAN(Ağrı)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 79'uncu Birleşimini açıyorum.

Toplantı yeter sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz.

Gündeme geçmeden önce üç sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim.

Gündem dışı üçüncü söz, millî gelir hesaplaması hakkında söz isteyen İstanbul Milletvekili Esfender Korkmaz'a aittir.

Buyurun Sayın Korkmaz. (CHP sıralarından alkışlar)

ESFENDER KORKMAZ (İstanbul) - Değerli Başkan, değerli milletvekilleri; bugün gündem dışı resmî istatistiklerin gerçeği yansıtmıyor olmasıyla ilgili birkaç örnek vermek üzere ve bu işin düzeltilmesini önermek üzere huzurlarınızdayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, devletin ürettiği resmî istatistikler yalnızca piyasada değil bütün dünyada Türkiye'yle ilgili göstergeleri, yatırım yapmak için gerekli verileri sağlayan istatistiklerdir. Maalesef bu istatistikler, son yıllarda tamamıyla çarpıtılıyor, özel amaçlarla kullanılıyor. İki örnek vermek istiyorum: Birisi millî gelir hesapları, diğeri de Hazinenin yaptığı borç hesapları. Değerli arkadaşlar, bunlar, bu iki hesap Türkiye'de bugün beklentileri yönetmek için kullanılıyor ama gerçek durumu yansıtmıyor. Âdeta Türkiye'de bugün yaşanan ekonomik sorunları hasır altı etmek için, bu ekonomik sorunları gizlemek için kullanılıyor.

Türkiye'de işsizlik kentlerde yüzde 12'yi geçti. Şubat enflasyonu arttı. Cari açık bu sene 42 milyar dolar tahmin ediliyor. Özel sektör dış borçları 150 milyar doları geçti. İMKB dünyanın en kırılgan borsası oldu. ABD hapşırınca biz nezle oluyoruz burada. Bütün bu sorunları kapatmak için, bu sorunları hasır altı etmek için Türkiye'de hesaplar yanlış kullanılıyor, istismar ediliyor.

Değerli arkadaşlar, millî gelir hesapları da bunlardan birisi. Bir gecede millî gelir 2.020 dolar artıyor, gayrisafi yurt içi hasıla yüzde 31,6 artıyor. Şimdi, arkadaşlar, burada önemli bir husus var. Bakın, millî gelir hesaplarında bir sistemden diğer bir sisteme geçmek, Birleşmiş Milletler sisteminden Avrupa sistemine geçmek, millî gelir hesaplarının sonuçlarını değiştirmez. Bakın, bir millî gelir nasıl hesaplanıyor? Katma değer olarak hesaplanıyor. Şimdi, eğer bir tarladan 10 ton buğday alıyorsanız bunu hangi hesapla yaparsanız yapın bu değişmez. Eğer bir atölyede 1 işçi 1 saatte 1 ceket üretiyorsa bunu hangi hesapla yaparsanız yapın sonuç değişmez. Burada "güncelleme" diye halk aldatıldı, toplum aldatıldı. Aslında güncelleme değil; yapılan, 1993'ten beri ön tahminlerin realize edilmemiş olması, yani ön tahminlerle yetinilmiş olması, düzeltme yapılmamış olması. Şimdi on beş yıl düzeltme yapılmıyorsa bir günde bu düzeltmeyi yapıyorsanız, o zaman, elbette ki millî gelir hesapları çok farklı çıkacaktır, dolayısıyla güvenilmez çıkacaktır. Onun için, bu hesaplar yanlıştır. Bunu kalkıp da "Efendim, fert başına gelir 9 bin dolardır Türkiye'de." demek… Bunu, üstelik benim şahsen çok değer verdiğim bir bilim adamının söylemesi de beni ayrıca çok üzmüştür.

Değerli arkadaşlar, millî gelir hesaplarının, TÜİK'in gecikmesi nedeniyle, TÜİK'in on beş yıl yatmış olması nedeniyle bir gecede yapılması bu yanlış sonuçları doğurmuştur.

Şimdi, her şeyde Avrupa Birliğine sığınan Hükûmet neden borç kullanımında, borç stokunda AB tanımlı borç stokunu kullanmıyor da net borç stokunu kullanıyor? AB tanımlı borç stoku 344 milyar YTL, hazinenin net dış borç stoku 252,5 milyar YTL; yani arada 90-100 milyar fark var. Şimdi, neden bakanlar bu yanlış rakamı kullanıyorlar? Net borç stoku, bir ülkede gerçek borcu göstermez. Net borç stoku, bir ülkede yalnızca nakit akışlarını, nakit durumunu gösterir. Neden hükûmetler, bakanlar bunu yanlış kullanıyor? Kullanacaksa AB standardını kullansın.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Lütfen sözlerinizi tamamlayınız.

ESFENDER KORKMAZ (Devamla) - Değerli arkadaşlar, nihayet çözümlere zaman kalmıyor. Pazartesi borsadaki düşmenin kapatma davasıyla en ufak bir ilgisi yoktur. Bu olay buraya taşınarak istismar edildi, edileceğini de tahmin ediyorum. Bu, etik değil. Çünkü, salı günü ABD piyasaları düzeldi, Türkiye'de de borsalar artmaya başladı. Ocak-şubat ayında 14,4 milyar dolar borsadan dışarıya gitti, kısa vadeli sermaye, sıcak para çıktı. O zaman dava mı vardı arkadaşlar? 2006 Mayısında da yüzde 11 düştü, mayıs-haziranda. O zaman dava mı vardı? Ocak ayında da borsa düştü. Türkiye'de kırılganlık yüksek. Bu kırılganlığı önlemek lazım. Bunun için de Türkiye'de ulusal bir sanayileşmeye gitmek lazım. Bu mevcut durumda, mevcut dışa bağımlı ekonomide hiçbir zaman Türkiye'de kırılganlığı yenemezsiniz.

Saygılar sunuyorum arkadaşlar. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyoruz Sayın Korkmaz.