Prof. Dr. Esfender Korkmaz'ın web sitesine hoşgeldiniz

 
 


ANA SAYFA

 

BİYOGRAFİ

KONFERANSLAR

KİTAPLAR

TBMM FAALİYETLERİ

FOTOĞRAF GALERİSİ

 

CHP GENEL MERKEZ İSTANBUL ARAŞTIRMALAR FORUMU

 

KARS-ARDAHAN-IĞDIR


İktisat Fakültesi Mezun ve Mensupları Vakfı


İ.Ü. İktisat Fakültesi


E-Posta




































































































 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 








 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 





 


 

 

 

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU GÖRÜŞMELERİ

 

5 Kasım 2007  Pazartesi

 

"Kobilerin teşvikinden öte, yeniden değerlendirilmesi önemlidir..."


                                   2008 MALÎ YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE

KANUNU TASARISI İLE 2006 MALÎ YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU

TASARISI’NIN PLAN VE BÜTÇE

KOMİSYONU GÖRÜŞME

TUTANAKLARI

 

BAŞKAN: Sait AÇBA (Afyonkarahisar)
BAŞKANVEKİLİ: Mehmet Altan KARAPAŞAOĞLU (Bursa)
SÖZCÜ : Hasan Fehmi KİNAY(Kütahya)
KÂTİP : Süreyya Sadi BİLGİÇ (Isparta)

 ------------O----------

 05.11.2007

 İ Ç İ N D E K İ L E R

 - SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI
 - Rekabet Kurumu
 - Milli Prodüktivite Merkezi
 - Küçük ve Orta Ölçekli San. Geliş. Destekleme İdaresi Başkanlığı
 - Türk Akreditasyon Kurumu
 - Türk Standartları Enstitüsü Başkanlığı
 - Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı

                                              S Ö Z    A L A N L A R

BİRİNCİ OTURUM

 

1

 

 

 

Mehmet Zafer ÇAĞLAYAN Sanayi ve Tic. Bakanı

Ankara

1-20

Nurettin KALDIRIMCI Rekabet Kurumu Bşk.

 

20-25

Necdet ÜNÜVAR

Adana

25-30

Esfender KORKMAZ

İstanbul

30-34

Ferit Mevlüt ASLANOĞLU

Malatya

34-38

Erkan AKÇAY

Manisa

38-41

Mehmet GÜNAL

Antalya

41-45

Sadık BADAK

Antalya

45-47

Faik ÖZTRAK

Tekirdağ

47-51

Münir KUTLUATA

Sakarya

51-56

Mustafa KABAKCI

Konya

56-59

Mustafa ÖZYÜREK

İstanbul

59-64

Mustafa ÖZBAYRAK

Kırıkkale

64-67

 

 

 

İKİNCİ OTURUM

 

68

 

 

 

Tuğrul YEMİŞCİ

İzmir

68-70

Ferit Mevlüt ASLANOĞLU

Malatya

70-71

Harun ÖZTÜRK

İzmir

71-74

Necdet BUDAK

Edirne

74-78

Gürol ERGİN

Muğla

78-82

Cahit BAĞCI

Çorum

82-86

Bülent BARATALI

İzmir

86-90

Abdulkadir AKGÜL

Yozgat

90-93

Mehmet Akif HAMZAÇEBİ

Trabzon

93-98

Mehmet YÜKSEL

Denizli

98-102

Hasip KAPLAN

Şırnak

102-105

Ömer Faruk ÖZ

Malatya

105-106

Süreyya Sadi BİLGİÇ

Isparta

106-108

Halil AYDOĞAN

Afyonkarahisar

108-109

 

 

 

SORULAR

 

 

 

 

 

Gürol ERGİN

Muğla

109-110

Erkan AKÇAY

Manisa

110-111

Tuğrul YEMİŞCİ

İzmir

111-112

İbrahim HASGÜR

İzmir

112

Esfender KORKMAZ

İstanbul

112-113

Harun ÖZTÜRK

İzmir

113

Kerem ALTUN

Van

113-114

Faik ÖZTRAK

Tekirdağ

114-115

Alaattin BÜYÜKKAYA

İstanbul

115

Ferit Mevlüt ASLANOĞLU

Malatya

116

Cahit BAĞCI

Çorum

116-117

Mehmet GÜNAL

Antalya

117-118

Mehmet Akif HAMZAÇEBİ

Trabzon

118-119

Mustafa ÖZBAYRAK

Kırıkale

119-120

Sadık BADAK

Antalya

120-121

Münir KUTLUATA

Sakarya

121-122

Mehmet Zafer ÇAĞLAYAN Sanayi ve Tic. Bakanı

Ankara

122-135

Nurettin KALDIRIMCI Rekabet Kurumu Bşk.

 

135-137

 

 

 

MADDELER

 

137-141

 

 

 

Kapanma Saati  18:40

 

 

 

 

 

 

 

5 Kasım 2007 Pazartesi

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 10.10

BAŞKAN: Sait AÇBA (Afyonkarahisar)

BAŞKAN VEKİLİ: Mehmet Altan KARAPAŞAOĞLU (Bursa)

SÖZCÜ: Hasan Fehmi KİNAY (Kütahya)

KÂTİP: Süreyya Sadi BİLGİÇ (Isparta)

BAŞKAN – Plan ve Bütçe Komisyonumuzun değerli üyeleri, Değerli Sanayi ve Ticaret Bakanımız, Sanayi ve Ticaret Bakanlığımızın değerli temsilcileri, diğer kamu kurum ve kuruluşlarımızın değerli temsilcileri, basınımızın ve televizyonlarımızın değerli temsilcileri; hepinizi Başkanlık Divanı adına saygıyla selamlıyorum.

7’nci Birleşimin Birinci Oturumunu açıyorum.

Gündemimizde Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Rekabet Kurumu, Millî Prodüktivite Merkezi, Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı, Türk Akreditasyon Kurumu, Türk Standartları Enstitüsü, Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı bütçeleri yer almaktadır.

…………………

Sayın Esfender Korkmaz, buyurun efendim.

ESFENDER KORKMAZ (İstanbul) – Teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, Sayın Bakan, değerli bürokratlar, kıymetli basın mensubu arkadaşlar; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, ben konuşmamı genelde reel sektörle ilgili sorunlar ve çözümler, özelde de KOBİ’lerle ilgili sorunlar ve çözümler üstüne kurmak istiyorum.

Arkadaşlar, biliyorsunuz Türkiye'de büyüme sorunu devamlı tartışılıyor. Büyüme nereden gelirse gelsin, elbette ki ortada bir büyüme rakamı olduğuna göre, kimse büyümeyi yadsıyamaz yahut da inkâr edemez, ama büyümenin nereden kaynaklandığı çok önemli. Büyümenin nereden kaynaklandığı bizim politika oluşturmamızda ve bu politikaları devam ettirmemizde iktisat politikasının araçlarını, hangi araçlarını kullanacağımızda çok önemli. Onun için Sayın Bakanıma ben burada katılmıyorum, büyüme ihracata değil ithalata dayalı bir büyümedir. Bunu nasıl anlıyoruz? Bunu ara mallarının artışından, oran olarak ve nominal olarak artışından anlıyoruz -oransal artış daha önemli- bunu açıklardan, dış açıklardan, dış ticaret açığından anlıyoruz; bunu ithalat vergisinin büyüme içindeki payının yüksek olmasından anlıyoruz.

Şimdi, ithalata dayalı büyüme olunca, tabii, buradan en fazla rahatsız olan reel sektördür, en fazla rahatsız olan KOBİ’lerdir. Gerçekten KOBİ’ler Türkiye açısından önemlidir. KOBİ’lerin teşvikinden öte KOBİ’lerin yeniden değerlendirilmesi çok önemlidir, çünkü bütün dünyada ortalama olarak KOBİ’ler yatırımların yüzde 30-40’ını yapıyor, ama benim son öğrendiğim bilgilere göre, araştırmama göre, Türkiye'de yatırımların yalnızca yüzde10’unu yapıyor KOBİ’ler. Onun için bu ithalata dayalı büyüme aynı zamanda KOBİ yatırımlarını da engelliyor, diğer yatırımları da tabii engelliyor. Aslında Türkiye'de yine bakarsanız, ithal yatırımların, yani ithal makine ve teçhizatın, gayrisafi millî hasıladaki payında da bir düşme var. Ayrıca yatırımlarda, makine ve teçhizat ithalinde, teknoloji yoğun makine ve teçhizat ithalatında artış var. Dolayısıyla bu da istihdamı olumsuz etkiliyor.

Şimdi, bunlar tabii nereden ileri geliyor? Bunlar, Türkiye'deki politikaların, iktisat politikalarının yapısal çözümlere dayanmıyor olmasından ileri geliyor. Yapısal çözüm nedir? Yapısal çözüm, bazı mevzuatı yahut da işte üç tane sosyal güvenlik kurumunun tek çatı altında birleşmesini yapısal çözüm olarak yorumluyoruz. Oysaki yapısal çözüm o değil. Yapısal çözüm, özellikle reel sektörle finans sektörü arasındaki dengenin kurulması, ekonomide dengelerin reel dengeler üzerine kurulması. Dolayısıyla bu yapısal çözümlerle ilgili Türkiye sorun yaşıyor. Onun için de ithalata dayalı büyüme, kamuoyuna, halka, çeşitli kesimlere yansımıyor.

Şimdi, burada ne yapılabilir? Söylediğim gibi yapısal çözümlere ağırlık vermek lazım. Burada bir defa siyasi iktidarın niyeti önemlidir. Biliyorsunuz arkadaşlar, siyasi iktidar, Hükûmetler açıklamalarında reel sektörün ön plana geçeceğini, reel sektöre ağırlık verileceğini ifade ederlerse bu aynı zamanda bir psikolojik yatırım ortamı yaratır, bir psikolojik etki yaratır. Onun için bir defa bu niyeti ifade etmesi lazım Hükûmetin.

İkincisi, bir sanayileşme planı gerekiyor Türkiye için. Biliyorsunuz Cumhuriyet Halk Partisinin böyle bir sanayileşme planı vardı, ulusal sanayileşme planı. Biz iktidar olsaydık bu sanayileşme planını uygulayacaktık, ama maalesef dört yıl geride kaldı, bekleyeceğiz.

Değerli arkadaşlar, tabii, aksak rekabet… Şimdi, bu yapısal çözümler içerisinde, Türkiye'de, bir defa, haksız rekabet var. Bu rekabeti ortadan kaldırmak lazım. Şimdi, arkadaşlar, bunu tabii kurumlar ortadan kaldıramaz, yani, işte Rekabet Kurumu kaldıramaz. Çünkü bu bir oluşmuş bir yapı. Yani, aksak rekabet var. Neden? Çünkü oligopol piyasalar var. Bu oligopol piyasalar oluşmuş piyasalar. Örneğin, kimya sektöründe. Şimdi, bunları Rekabet Kurumu kaldıramaz, çünkü baştan beri oluşmuş piyasalardır. Dolayısıyla bunlarda, yani bu oligopol piyasaları kaldıracak önlemleri almak lazım. Bu sanayileşme planı içinde. Haksız rekabeti ortadan kaldırmak lazım. Kayıt dışılık haksız rekabeti önemli ölçüde etkileyen bir faktördür. Eğer, siz istihdam üzerinden yüzde 42 vergi alırsanız kayıt dışılığı hiçbir şekilde önleyemezsiniz, çünkü yüzde 42’lik vergi kayıt dışılık riskini taşımaya değer bir yük. Onun için kimse… Yani Türkiye'de en fazla üzerinde durulması gereken kayıt dışı istihdamın yüksek olması, bunun da haksız rekabet yaratması. Şimdi neden böyle bir haksız rekabet içine yatırımcı girsin de yatırım yapsın? Onun için, o, önemli ölçüde yatırımları da etkiliyor.

Tabii ki burada, sanayileşme planı içerisinde devletin de fonksiyonlarına ve yerine ağırlık vermek lazım. Şimdi, burada devleti yeniden yapılandırmazsak… Maalesef, baştan beri devletin ekonomi içindeki payını düşürmekle devletin etkinliği birbirine karıştırıldı, yani, devlet etkinsiz kılındı. Burada, devleti yeniden yapılandırmak için merkezî devlet ve mahallî idarelerin yetki ve fonksiyonlarını yeniden tarif etmek lazım. Uygulanan mali politikalarda değişiklik yapmak lazım, örneğin, faiz dışı fazla yerine en az açık hedefini öngörecek bütçeleme sistemi yapmak lazım. Bunları kısa geçiyorum tabii, zaman dar.

Şimdi burada, tabii, devleti yeniden yapılandırırsanız, tabii, devletin aynı zamanda altyapı yatırımlarına daha çok kaynak aktarmasını sağlayacaksınız. Şimdi, bunun için, örneğin, altyapı yatırımlarına ağırlık vermek lazım. Şimdi bakın, benim seçim bölgem İstanbul üçüncü bölgedir, orada senelerdir İkitelli Sanayi Bölgesi, 33 bin tane üyesi var, İkitelli Sanayi Bölgesi, maalesef, imar sorunu yaşıyor, devamlı bu imar problemi içinde. Şimdi, devletin bunu çözmesi lazım, yani Hükûmetin çözmesi lazım; ya 33 bin kişiyi kaldırıp atacaksınız ya da imar sorununu çözeceksiniz; iki kere iki kere, dört. Ama nasıl çözülür? Elbette ki yüce Meclis ve onun seçtiği Hükûmet bunu çözecektir.

Şimdi, değerli arkadaşlar, tabii burada iktisat politikalarında yapısal dönüşüm, değişim, aynı zamanda dalgalı kur sistemini de değiştirmeyi gerektirir. Çünkü –ben çok sık söylerim- dalgalı kur sistemi Türkiye’de otomatik kur ayarlamasını yapamadı. Dalgalı kur sisteminin önemi, dünyadaki etkinliği, uygulanan ülkelerdeki etkinliği otomatik kur ayarlamasını yapıyor, yani, açıklar olunca kurlar artıyor, fazlalar olunca kurlar düşüyor. Böyle bir otomatik denge ayarlaması yapamadık. Bunun nedenleri var, başka zaman da söyledim, şimdi burada uzatmayayım. Ama, bunun yerine, Türkiye’nin, kontrollü kur sistemine mutlaka yumuşak inişle geçmesi lazım.

Türkiye’de bir başka önemli bir problem sınır ticaretidir. Biz sınır ticaretini şimdi merkezden yapıyoruz, yani Müsteşarlık yapıyor. Sınır ticaretini valilere bırakıp, komşulardaki potansiyel değerleri, imkânları değerlendirmek gerekiyor.

Şimdi, KOBİ’lere bu sistem içerisinde, yani, eğer, biz böyle bir yapısal dönüşüm yaşarsak, o zaman KOBİ’ler de tabii bu yapısal dönüşüm içinde gereken imkânları sağlayacaktır. Yani  “Anadolu Kaplanları” diyerek bu işi yürütemeyiz arkadaşlar.

Şimdi, baştan, ilk defa şunu söylemek lazım: KOBİ’lerin organizasyonu çok dağınık. Bir defa on tane –rakamlarda ufak tefek yanlışlar olabilir, arkadaşlar burada uzmanlar ama, benim çıkardığım kadarıyla- kamu kurumu var KOBİ’lerle ilgili; bir tane yurt dışı kuruluş var, dört tane organizasyon kuruluşu var. Yani, 15 kişi birden karışırsa, KOBİ’lerin içinden çıkamayız. Biz, onun için, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, KOBİ ve esnaf bakanlığı kuracaktık.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ESFENDER KORKMAZ (Devamla) – Amma çabuk bitti Sayın Başkan.

BAŞKAN – Ek süre veriyorum.

ESFENDER KORKMAZ (Devamla) – Peki, teşekkür ediyorum.

Tabii, KOBİ ve esnaf bakanlığı, Sanayi Bakanlığının yetkileriyle çatışmıyor. Özellikle KOBİ’lere ve esnafın organizasyonu açısından önemli olacaktı.

Şimdi, bu dağınıklığı toparlamak lazım, tek bir organizasyon adı altında. Bu birleşmeler bence hiç şey değil, yani, bu birleşmelerin üzerinde çok durmayalım arkadaşlar. Eğer birleşirse KOBİ’ler dinamizmini kaybeder. KOBİ’ler ara malı üretmekte, dinamizmde birleşmeseler daha iyi.

KOBİ borsaları kurmalıyız. Şimdi, KOBİ borsalarını bir ara tartıştık, tartışmıyoruz. Oysaki, Anadolu’da mesela Denizli’de KOBİ sahibini tanıyor halk. Dolayısıyla ona güveniyorsa, onun hisse senetlerini, tahvilini daha iyi alır. Onun için, KOBİ borsaları kurmamız lazım.

Şimdi, arkadaşım ifade etti, ben de ediyorum: Ara eleman yetiştirmek lazım, lise düzeyinde, liselerde, meslek okulları kurarak ara eleman yetiştirmek lazım.

Önemli bir sorunu Türkiye’nin, üniversite-sanayi iş birliğidir. Dünyanın her tarafında üniversite-sanayi iş birliği var, ama, bizdeki mevcut yasa rektörlerin keyfine bırakmış; adam canı isterse veriyor, canı isterse vermiyor. Ben, üniversite-sanayi iş birliği içerisinde bulunmuş bir insanım. Bunun hem üniversiteye çok katkısı var hem sanayiye çok katkısı var. Onun için, bu üniversite-sanayi iş birliğini rektörlerin inisiyatifinden çıkarıp objektif kurallara bağlamak lazım ve altyapı olayını da –söylediğim gibi- KOBİ’lerin altyapı olayını da çözmek lazım.

Bu duygularla, Bakanlığın bütçesinin hayırlı olmasını diliyorum, hepinize saygılar sunuyorum.

BAŞKAN – Sayın Korkmaz’a çok teşekkür ediyoruz.

 

…………….

 

BAŞKAN – Sayın Korkmaz.

ESFENDER KORKMAZ (İstanbul) – Efendim, ben de, müsaade ederseniz, bu, tüketicinin korunması hizmetleriyle ilgili soru sormak istiyorum. Şimdi, bu bankaların, para piyasasında hizmet üreten bankaların, tüketicilerden baz aldığı bazı faiz oranları kamu vicdanını rahatsız ediyor. Bunlardan birisi, yasal olmadığı hâlde kredi kartlarından yıllık ücret adı altında ücret alıyorlar, bir. İki, kredi kartlarından akdi faiz olarak yüzde 93’e varan faizler alıyorlar, iki. Kredi kartlarından gecikme faizi olarak yüzde 106’ya ulaşan faiz alıyorlar, üç. 50 lira havale yapmak için 20 lira komisyon alıyorlar. Ee, bu tabii, sizin mal üretimi ama bu hizmet üretimiyle ilgili de Bakanlığın bir girişimi var mı?

Teşekkür ediyorum.

REKABET KURUMU BAŞKANI NURETTİN KALDIRIMCI – Sayın Başkan, çok teşekkür ederim.

Benim, Sayın Bakanım gibi sorulara uzun uzun cevap verme ihtiyacım maalesef olmadı. Doğrusu komisyonumuzun ilgisi şu ya da bu şekilde yorumlanabilir, ama ben iyimserim, çok sayın milletvekillerimiz, komisyon üyelerimiz kurumun görev alanı içinde misyonuna ilişkin, toplumsal önemine ilişkin çok değerli açıklamalar yaptılar, kendilerine teşekkür ediyorum.

Efendim, Sayın Profesör Doktor Esfender Korkmaz’ın tespiti doğrudur. Bazı piyasalarda, aksak rekabetin olduğu bazı piyasalarda ve oligopol alanlarda gerçekten Rekabet Kurumu aracılığıyla başarı olmak her zaman mümkün değildir, çünkü yapısal birtakım temel olumsuzluklar vardır.

Sayın Mehmet Günal Bey, özellikle Antalya Hava Limanı özelleştirilmesi, İzmir Limanı özelleştirilmesi ile ilgili kararlarda bir çelişkinin olduğundan hareketle bir eleştiri getirdi. Doğrudur, ilk planda bu şekilde anlaşılabilir, ama tavzih edeyim ki Rekabet Kurulu, ihale öncesi Özelleştirme İdaresine görüşünü belirtiyor. Hangi şartlarda ihalenin yap