|
TÜRBANIN
Anayasa’ya geçmesinde 1980 ihtilâli ve 1980 öncesi
iktidarlarının büyük günahı var. 1980 ihtilâlinden
önce Adalet Partisi dini bir siyasi araç olarak
kullandı. MHP Türk-İslam sentezi yaklaşımı ile
kullandı. İhtilâl ve özellikle Kenan Evren,
siyasette din istismarının yolunu açtı. AKP bu
fırsatı siyasi platformda kullandı.
AKP aynı zamanda türbanın sosyo-ekonomik
altyapısını da hazırladı... AKP iktidarında
tüketiciler-özel sektör aşırı borç-harç içinde
kaldı. Sıcak paraya, yabancı sermayeye ve lobilere
tutsak bir ekonomi yaratıldı. Bu yolla toplumun
refleksleri azaldı.
1) Ekonomide tam bağımsızlıktan tutsaklığa
gelindi.
Ulusal politika uygulayan ülkeler, küreselleşme
sürecinden daha avantajlı çıktı. Çin ve Hindistan
buna örnektir. AKP iktidarı bilerek ulusal
politikaları engelledi. Zira ulusal politikalar,
ümmetçilik ve karşı devrim önünde önemli bir
engeldir.
Ayrıca, 1923 ile 1933 arasında olduğu gibi ister
piyasa ekonomisine dayalı olsun 1933-1950 arasında
olduğu gibi, ister devletçiliğin hakim olduğu
politikalar olsun, Atatürk döneminde ekonomide
temel yaklaşım ulusal politikalar oldu.
Sıcak paranın afyon etkisi
2) SICAK para toplumu afyonladı. Suni refah
oluştu. Halk aldandı. Suudi sermayesi etkili oldu.
Sıcak para stoku 2002 yılında 8.9 milyar dolar
iken AKP iktidarında 90 milyar artarak 100 milyar
doları geçti.
a) Sıcak para faizlerin düşmesini önledi.
Türkiye’ye sıcak para getiren fonların kime ait
olduğu belli değil. Bunların büyük bir bölümünün
Suudi Arabistan’a ait olduğu tahmin ediliyor.
Başbakan da gerek özelleştirmede olsun, gerekse
2006 yılı ortasındaki sıcak para çıkışında olsun;
Suudi sermayesine güvendiğini gösterdi.
Sıcak para nedeniyle, ülkede kırılganlık ve risk
artmıştır. Sıcak para çıkışını önlemek için,
faizler yüksek tutulmuştur. Türkiye gelişmekte
olan ülkeler içinde faizlerin en yüksek olduğu
ülkedir.
Yatırımlar dışarıya gitti
b) YÜKSEK faiz yatırımları dışa kaydırdı.
AKP’nin yatırım teşviklerini kaldırması ve yüksek
faiz içeride yatırımları engelledi. Yatırımlar
dışa kaydı. Türkler Türkiye’de değil, dışarıda
yatırım yapmaya başladı.
AKP Hükümeti döneminde yurt dışına toplam 6.7
milyar dolarlık yatırım sermayesi gitti. Bu
sermaye Türkiye’de yatırım yapsaydı, 60 bin kişiye
iş yaratılacaktı.
c) Sıcak para kur baskısı yarattı. Düşük kur cari
açığın 37 milyar dolara çıkmasına neden oldu. Risk
arttığı için toplumsal tepkiler azaldı.
Sıcak para girişi ve stok döviz arzının artmasına
neden oldu. Döviz arzı artınca, YTL hem dolar, hem
de diğer dövizler karşısında aşırı değer kazandı.
Türkiye aşırı değerli YTL ile rekabet gücünü
kaybetti. İthalat daha hızlı artarak dış ticaret
açığı ve döviz açığı (cari açık) ortaya çıktı.
Cari açık Türkiye’nin hareket kabiliyetin azalttı.
Cari açık riski toplumun sosyal tepkisini bloke
etti.
Halk borç içinde kaldı
3) HALK borç- harç içinde kaldı. Bu yüzden
refleksleri zayıfladı.
Halkın bankalara 94 milyon YTL borcu birikti. Halk
korkusundan iktidar değişikliği istemedi.
2002 yılında 41.5 milyar YTL olan özel sektörün
dış borç stoku, 2008 başında 150 milyar dolara
yükseldi. Özel sektör, hükümet değişir kur artarsa
iflas etmekten korktuğu için sosyal olaylar
karşısında ses çıkaramıyor. Kayıtsız kalıyor.
4) Halk AKP’nin eline bakmaya mahkûm edildi.
Hükümet iş bulmak yerine yeşil kart, kömür
dağıttı. AKP, halkı siyasi iktidarın eline bakar
duruma getirdi. Karşı devrime karşı toplumsal
tepki azaldı. Türban tartışması özellikle gündemde
tutuldu... Yasa çıksın veya çıkmasın, halk ikiye
bölündü... Sosyal kargaşa yaratıldı. AKP bu
kargaşayı kullanmaya devam edecektir. |