Prof. Dr. Esfender Korkmaz'ın web sitesine hoşgeldiniz

 
 


ANA SAYFA

 

BİYOGRAFİ

KONFERANSLAR

KİTAPLAR

TBMM FAALİYETLERİ

FOTOĞRAF GALERİSİ

 

CHP GENEL MERKEZ İSTANBUL ARAŞTIRMALAR FORUMU

 

KARS-ARDAHAN-IĞDIR


İktisat Fakültesi Mezun ve Mensupları Vakfı


İ.Ü. İktisat Fakültesi


E-Posta

 

 

 













 

 

 


 

 



 

 

 

TERCÜMAN gazetesi yazıları

 

10 Şubat 2008 Pazar

 

Karşı devrimin sosyo ekonomik altyapısı

TÜRBANIN Anayasa’ya geçmesinde 1980 ihtilâli ve 1980 öncesi iktidarlarının büyük günahı var. 1980 ihtilâlinden önce Adalet Partisi dini bir siyasi araç olarak kullandı. MHP Türk-İslam sentezi yaklaşımı ile kullandı. İhtilâl ve özellikle Kenan Evren, siyasette din istismarının yolunu açtı. AKP bu fırsatı siyasi platformda kullandı.

AKP aynı zamanda türbanın sosyo-ekonomik altyapısını da hazırladı... AKP iktidarında tüketiciler-özel sektör aşırı borç-harç içinde kaldı. Sıcak paraya, yabancı sermayeye ve lobilere tutsak bir ekonomi yaratıldı. Bu yolla toplumun refleksleri azaldı.

1) Ekonomide tam bağımsızlıktan tutsaklığa gelindi.

Ulusal politika uygulayan ülkeler, küreselleşme sürecinden daha avantajlı çıktı. Çin ve Hindistan buna örnektir. AKP iktidarı bilerek ulusal politikaları engelledi. Zira ulusal politikalar, ümmetçilik ve karşı devrim önünde önemli bir engeldir.
Ayrıca, 1923 ile 1933 arasında olduğu gibi ister piyasa ekonomisine dayalı olsun 1933-1950 arasında olduğu gibi, ister devletçiliğin hakim olduğu politikalar olsun, Atatürk döneminde ekonomide temel yaklaşım ulusal politikalar oldu.

Sıcak paranın afyon etkisi


2) SICAK para toplumu afyonladı. Suni refah oluştu. Halk aldandı. Suudi sermayesi etkili oldu.

Sıcak para stoku 2002 yılında 8.9 milyar dolar iken AKP iktidarında 90 milyar artarak 100 milyar doları geçti.

a) Sıcak para faizlerin düşmesini önledi.
Türkiye’ye sıcak para getiren fonların kime ait olduğu belli değil. Bunların büyük bir bölümünün Suudi Arabistan’a ait olduğu tahmin ediliyor.
Başbakan da gerek özelleştirmede olsun, gerekse 2006 yılı ortasındaki sıcak para çıkışında olsun; Suudi sermayesine güvendiğini gösterdi.
Sıcak para nedeniyle, ülkede kırılganlık ve risk artmıştır. Sıcak para çıkışını önlemek için, faizler yüksek tutulmuştur. Türkiye gelişmekte olan ülkeler içinde faizlerin en yüksek olduğu ülkedir.

Yatırımlar dışarıya gitti


b) YÜKSEK faiz yatırımları dışa kaydırdı.
AKP’nin yatırım teşviklerini kaldırması ve yüksek faiz içeride yatırımları engelledi. Yatırımlar dışa kaydı. Türkler Türkiye’de değil, dışarıda yatırım yapmaya başladı.

AKP Hükümeti döneminde yurt dışına toplam 6.7 milyar dolarlık yatırım sermayesi gitti. Bu sermaye Türkiye’de yatırım yapsaydı, 60 bin kişiye iş yaratılacaktı.

c) Sıcak para kur baskısı yarattı. Düşük kur cari açığın 37 milyar dolara çıkmasına neden oldu. Risk arttığı için toplumsal tepkiler azaldı.
Sıcak para girişi ve stok döviz arzının artmasına neden oldu. Döviz arzı artınca, YTL hem dolar, hem de diğer dövizler karşısında aşırı değer kazandı. Türkiye aşırı değerli YTL ile rekabet gücünü kaybetti. İthalat daha hızlı artarak dış ticaret açığı ve döviz açığı (cari açık) ortaya çıktı. Cari açık Türkiye’nin hareket kabiliyetin azalttı. Cari açık riski toplumun sosyal tepkisini bloke etti.

Halk borç içinde kaldı


3) HALK borç- harç içinde kaldı. Bu yüzden refleksleri zayıfladı.
Halkın bankalara 94 milyon YTL borcu birikti. Halk korkusundan iktidar değişikliği istemedi.

2002 yılında 41.5 milyar YTL olan özel sektörün dış borç stoku, 2008 başında 150 milyar dolara yükseldi. Özel sektör, hükümet değişir kur artarsa iflas etmekten korktuğu için sosyal olaylar karşısında ses çıkaramıyor. Kayıtsız kalıyor.

4) Halk AKP’nin eline bakmaya mahkûm edildi.
Hükümet iş bulmak yerine yeşil kart, kömür dağıttı. AKP, halkı siyasi iktidarın eline bakar duruma getirdi. Karşı devrime karşı toplumsal tepki azaldı. Türban tartışması özellikle gündemde tutuldu... Yasa çıksın veya çıkmasın, halk ikiye bölündü... Sosyal kargaşa yaratıldı. AKP bu kargaşayı kullanmaya devam edecektir.