|
İLGİLİ
Bakan’ın açıklamasına göre, bu hükümet varken
IMF’den kurtulmak zor olacak. Üç yıllık stand- by
düzenlemesi mayısta sona eriyor...
Stand- by düzenlemesi sona erdikten sonra, IMF ile
ilişki bitmeyecek. Yakın izleme dönemi başlayacak.
Hükümet yeni bir stand- by düzenlemesi yapmak
istediği de söylüyor. Bu yeni düzenleme “İhtiyari
stand- by düzenlemesi” şeklinde olacak.
Normal stand- by düzenlemesi ile ihtiyati stand-
by düzenlemesi arasında fazla bir fark yoktur...
İkincisinde kredi dilimi serbest bırakıldıktan
sonra Türkiye’nin bu krediyi kullanıp -
kullanmamakta serbest olmasıdır.
İhtiyari stand- by’ın belki daha kötü tarafı,
krediyi kullandığında Türkiye’nin sıkıştığı gibi
bir imajın oluşmasıdır.
IMF ne yaptı?
2000 yılından beri IMF ilişkilerinden çıkan sonuç
şudur:
· IMF,
Türkiye’nin uzun dönemli büyümesi ve toplumun
kalkınmasıyla ilgilenmiyor... Kısa dönemde
yangının diğer ülkelere yayılmasını önlemeye
çalışıyor.
l IMF’nin önerdiği politikalar kısa dönemlidir.
Üstelik bu politikalar uzun dönemli kalkınma
politikaları ile uyumlu değildir.
IMF, adından da anlaşılacağı gibi bir
fondur..Uluslararası Para Fonu... Türkiye de bu
fonun ortağıdır..1944’de temeli atılan bu fona
verilen görev, dünyada para ve kur istikrarını
korumaktır..Para ve kur istikrarını korumak içinde
uzun dönemli ekonomik istikrar gözetilmelidir.
IMF’nin yanlışı buradadır... Uzun dönemli istikrar
göz ardı edildiği için, gelişmekte olan ülkeler
krizlerden kurtulamıyor.
IMF 150’den fazla ortağı olan bir fondur. Bu fon
üye devletlerin üstünde değildir... IMF’nin
verdiği krediler de bu devletlerin fondaki payları
ve devletlerin fondaki payları adına alınan
borçlardır.
Görevi kötüye kullandılar
BU uygulamalardan IMF görevini kötüye kullanıyor
sonucu çıkmaktadır.
IMF ile ilgili ikinci sorun, 7 sanayileşmiş ülkeye
ait hissenin fondaki paylarının yarıdan fazla
olmasıdır... Bu nedenle en büyük hisseye sahip
ABD, IMF’ye her zaman direktif vermektedir. ABD
ise direktiflerinde, kendi ilişkilerinin etkisinde
kalmaktadır. Bu durum da IMF’nin kuruluş
felsefesine aykırıdır.. IMF’nin objektif şartlarda
çalışmasını engellemektedir.
Nihayet yaklaşık yarım asır önce kurulan IMF,
küreselleşme sürecinde yetersiz kalmıştır. 1944
şartları ile bugünkü şartlar çok farklıdır. Bugün
dünyada sermaye hareketleri hızlanmıştır. Finans
kesimi büyümüştür. Gelişmekte olan ülkelerin dış
borç sorunu çıkmıştır. IMF yerine daha etkili ve
çağdaş bir organizasyon gerekmektedir.
Sonuç olarak Türkiye’nin IMF’ye muhtaç olması
yanlıştır. IMF’nin ise zordaki ülkelere karşı
patron gibi davranması daha da yanlıştır. |