Prof. Dr. Esfender Korkmaz'ın web sitesine hoşgeldiniz

 
 


ANA SAYFA

 

BİYOGRAFİ

KONFERANSLAR

KİTAPLAR

TBMM FAALİYETLERİ

FOTOĞRAF GALERİSİ

 

CHP GENEL MERKEZ İSTANBUL ARAŞTIRMALAR FORUMU

 

KARS-ARDAHAN-IĞDIR


İktisat Fakültesi Mezun ve Mensupları Vakfı


İ.Ü. İktisat Fakültesi


E-Posta




































































































 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 






 

 


 

 

 

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU GÖRÜŞMELERİ

 

15 Kasım 2007 Perşembe

 

"Belediyeler kaynaklarını etkin kullanamıyor"


                                 2008 MALÎ YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE

KANUNU TASARISI İLE 2006 MALÎ YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU 

TASARISI’NIN PLAN VE BÜTÇE

KOMİSYONU GÖRÜŞME

TUTANAKLARI

BAŞKAN: Sait AÇBA (Afyonkarahisar)
BAŞKANVEKİLİ: Mehmet Altan KARAPAŞAOĞLU (Bursa)
SÖZCÜ : Hasan Fehmi KİNAY(Kütahya)
KÂTİP : Süreyya Sadi BİLGİÇ (Isparta)

 15.11.2007

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

 - İÇİŞLERİ BAKANLIĞI
 - Emniyet Genel Müdürlüğü
 - Jandarma Genel Komutanlığı
 - Sahil Güvenlik Komutanlığı
 - ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI
 - Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü
 - Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı
 - Orman Genel Müdürlüğü
 - Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü

 

S Ö Z  A L A N L A R

BİRİNCİ OTURUM

 

 

 

Beşir ATALAY İçişleri Bakanı

Ankara

Ferit Mevlüt ASLANOĞLU

Malatya

Erkan AKÇAY

Manisa

Ali Osman SALİ

Balıkesir

Esfender KORKMAZ

İstanbul

Mustafa KALAYCI

Konya

Ali ER

Mersin

Mustafa ÖZYÜREK

İstanbul

Alaattin BÜYÜKKAYA

İstanbul

Hasip KAPLAN

Şırnak

Mehmet Akif HAMZAÇEBİ

Trabzon

Ömer Faruk ÖZ

Malatya

 

 

İKİNCİ OTURUM

 

 

 

Tuğrul YEMİŞCİ

İzmir

Mehmet GÜNAL

Antalya

Mehmet Zekai ÖZCAN

Ankara

Münir KUTLUATA

Sakarya

Muzaffer BAŞTOPÇU

Kocaeli

Faik ÖZTRAK

Tekirdağ

Bülent BARATALI

İzmir

Sadık BADAK

Antalya

Harun ÖZTÜRK

İzmir

İbrahim HASGÜR

İzmir

Hasan ÖZDEMİR

Gaziantep

Mehmet Ali SUSAM

İzmir

M. Nuri YAMAN

Muş

Murat ÖZKAN

Giresun

Recai BİRGÜN

İzmir

Süleyman Nevzat KORKMAZ

Isparta

Halil AYDOĞAN

Afyonkarahisar

Mustafa KABAKCI

Konya

 

 

SORULAR

 

 

 

Birol ERGİN

Muğla

Ferit Mevlüt ASLANOĞLU

Malatya

Mustafa KALAYCI

Konya

Recai BİRGÜN

İzmir

Erkan AKÇAY

Manisa

Hasip KAPLAN

Şırnak

Münir KUTLUATA

Sakarya

Mustafa KABAKCI

Konya

Faik ÖZTRAK

Tekirdağ

Mustafa ÖZYÜREK

İstanbul

Mehmet Akif HAMZAÇEBİ

Trabzon

Beşir ATALAY İçişleri Bakanı

Ankara

 

 

MADDELER

 

 

 

ÜÇÜNCÜ OTURUM

 

 

 

Veysel EROĞLU Çevre ve Orman Bakanı

Afyonkarahisar

Mehmet GÜNAL

Antalya

Abdulkadir AKGÜL

Yozgat

Mehmet Akif HAMZAÇEBİ

Trabzon

Kerem ALTUN

Van

Mustafa KALAYCI

Konya

Mustafa KABAKCI

Konya

Ferit Mevlüt ASLANOĞLU

Malatya

Münir KUTLUATA

Sakarya

Ali Osman SALİ

Balıkesir

Harun ÖZTÜRK

İzmir

Necdet Budak

Edirne

Necdet ÜNÜVAR

Adana

 

 

DÖRDÜNCÜ OTURUM

 

 

 

Emin Haluk AYHAN

Denizli

Muzaffer BAŞTOPÇU

Kocaeli

Cemalettin USLU

Edirne

Faik ÖZTRAK

Tekirdağ

İsmail ÖZGÜN

Balıkesir

Ergün AYDOĞAN

Balıkesir

Halil AYDOĞAN

Afyonkarahisar

Bülent BARATALI

İzmir

Veysel EROĞLU Çevre ve Orman Bakanı

Afyonkarahisar

 

 

MADDELER

 

 

 

Kapanma Saati  22:15

 

 

BAŞKAN – Plan ve Bütçe Komisyonumuzun değerli üyeleri, Değerli İçişleri Bakanımız, İçişleri Bakanlığımızın değerli temsilcileri, diğer kamu kurum ve kuruluşlarımızın değerli temsilcileri, basınımızın ve televizyonlarımızın değerli temsilcileri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

15’inci Birleşimin Birinci Oturumunu açıyorum.

Gündemimizde, İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı bütçeleri yer almaktadır.

Bütçelerle ilgili sunuşunu yapmak üzere Sayın Bakana söz veriyorum.

 

Sayın Korkmaz…

ESFENDER KORKMAZ (İstanbul) – Efendim teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, Sayın Bakan, değerli bürokratlar ve basın mensupları; saygılar sunuyorum.

Ben de konuşmamı mahallî idarelerle, özellikle belediyelerle sınırlı olarak sunmak istiyorum. Belediyelerle ilgili gerek kamuoyunda gerekse uygulamada bazı önemli sorunlar var. Bu sorunların temelinde iki yanlış uygulama var. Birincisi: Merkezî devlet ve merkez devlet adına İçişleri Bakanlığı, Anayasa’nın verdiği vesayet hakkını iyi kullanamıyor.

İkincisi: Yeni Belediye ve Büyükşehir Yasaları, belediyelerin hangi hizmetleri yapacağını çok iyi tarif edemiyor. Merkezî devlet ile belediyeler arasındaki yetki ve sorumluluğu aynı yasa çok iyi tarif edemiyor. Bu nedenle ortaya önemli sorunlar çıkıyor. Bunları sırasıyla arz etmeye çalışacağım.

Bunlardan birincisi: Belediyeler kaynaklarını etkin kullanamıyor. Yani kendisinin topladığı vergiler ile kendisine yapılan yardımları, devlet yardımlarını, İçişleri Bakanlığından yapılan ödenekleri iyi kullanamıyor. Örneğin, İstanbul’da trafik sorunu artık insanların yaşamlarını tehdit edecek boyutlara geldi. Ama buna mukabil, İstanbul Büyükşehir Belediyesi trafik sorununu çözmek için kaynak aktarmak yerine, örneğin, 20 bin kişiye burs veriyor. Şimdi değerli arkadaşlar, siz eğer merkezî devlet ile belediyelerin yapacağı hizmetleri karıştırırsanız, o zaman devlette hizmet anarşisi doğar, hem kaynakları etkin ve verimli kullanmamış olursunuz hem de hizmeti eksik yapmış olursunuz.

İkincisi: Hükûmet, bazı belediyeleri kayırıyor. Bunu ben siyasi partiler itibarıyla belediyeler olarak düşünmüyorum. Ama Türkiye hepimizin. Toplum rahatsız olunca, her devlet uygulamasından rahatsız olabiliyor. Bu anlamda, bir ilçe belediye başkanı nasıl oluyor da Türkiye’nin her ilinde birçok ilçeye ve birçok ilçe belde belediyesine yardım yapabiliyor? Bunu hangi bütçeyle yapıyor? Kendi ilçesi dururken, birçok bölgede etkinlik yapabiliyor. İlçesi dışında birçok organizasyonlar yapabiliyor. Acaba İçişleri Bakanlığı bu konuda şimdiye kadar ne yaptı? Ben aynı zamanda basınla ilgim olduğu için, bunu hem vatandaşın çok merak ettiğini hem de burada benim şahsen çok merak ettiğimi arz etmek istiyorum.

Üçüncüsü: Belediyeler, kaynaklarını itinalı kullanmıyor. Şimdi halk arasında hepimiz biliyoruz, bir kaldırım hikâyesi var. Yani kaldırımlar bir sene sonra aynı kalır yapılmazsa halk merak ediyor, neden bu sene kaldırımlar yapılmadı?

Buna bağlı olarak, İhale Yasası çok istismar ediliyor arkadaşlar, maalesef çok istismar ediliyor. Bunu yalnızca biz söylemiyoruz. Bakın, Avrupa Birliği, 2006 Türkiye İlerleme Raporu’nda diyor ki: “Türkiye’de İhale Yasası yedi defa değişti.” Belediyelerin birçok ihaleleri yasa kapsamı dışında tutuldu. Belediyelerin hangi ihaleleri İhale Yasası kapsamı dışında? Bunu ben de merak ediyorum ve Sayın Bakandan bunu cevaplandırmasını istiyorum.

Dördüncü uygulama, imar uygulamaları. Şimdi İmar Yasası’nın 18’inci maddesi var, 18 uygulaması deniyor. Bu 18 uygulaması, belediyelere padişah yetkisi vermiş. İstediği arsayı alıp parçalayıp şehirleşme yapıyorum diye yahut planlama yapıyorum diye başka yerlere taşıyabiliyor. Benim şahit olduğum bir olay, bir turizm tesisinin arsasını aldı, başka komşudaki parsele verdi. Şimdi 18 uygulaması belediyelere aşırı yetki verdiği için, objektif hizmet gereğini, objektif hizmet prensibini çiğniyor ve aykırı bir uygulama oluyor, bazı insanlara rant yaratma aracı oluyor.

Beşincisi: Yeşil alanların imarlı alana dönüştürülmesi karşılığı yolsuzluk yapılıyor. Şimdi bu nasıl oluyor? Yani belediyeye yakın birisinin önerisiyle Bir yer yeşil alan yapılıyor, sonra, o yeşil alan yapılan yer ucuza kapatılıyor başkaları tarafından, sonradan tekrar imara açılıyor. Şimdi, bunun uygulaması İstanbul’da çok. O zaman, tabii, yeşil alandan imara açılan arsa önemli ölçüde rant getiriyor, önemli ölçüde insanları kayırma aracı hâline dönüşebiliyor.

Altıncısı, belediyelerin özel şirketleri önemli ölçüde bir kayırma aracı hâline dönüştü. Şimdi, Türkiye’de KİT’lerin özelleştirilmesi üzerinde bu hükûmet bu kadar duruyor, ama, aynı zamanda, özelleştirdiği KİT’ler yerine daha çok sayıda belediye BİT’i kuruldu, belediye iktisadi teşebbüsü kuruldu. Şimdi bu belediye iktisadi teşebbüsleri ne yapıyorlar? Seçime iki ay kala, üç ay kala yüzlerce işçi alıyorlar. Seçimden sonra bunları tekrar çıkarıyorlar. Bu kurulan belediye iktisadi teşebbüslerinin yönetim kurulu üyelikleri birer arpalık olarak dağıtılıyor.

İstanbul’da devamlı söylüyorum ve yaşadığım, gördüğüm belediye iktisadi teşebbüsleriyle ilgili bir olay hem kamu vicdanını rahatsız ediyor hem de benim şahsen vicdanımı rahatsız ediyor. KİPTAŞ diye İstanbul Büyükşehir Belediyesinin bir kuruluşu var. Bu KİPTAŞ’ın kuruluş yasasına bakarsanız, bunun hedefi, amacı, görevi gecekonduculuğu önlemek ve halk tipi konut üretmek. Ama adını veriyorum Yeşilvadi Konakları 500 bin dolara satılıyor, akıllı evler, lüks konutlar. Şimdi, arkadaşlar 500 bin dolara niye yapıyor KİPTAŞ ev? Bir defa o arsayı imara açmak kolay, arsayı alması kolay, vergi ve harç ödemiyor, buna rağmen 500 bin dolara konut satıyor. Şimdi bu belediyeye gelir oluyor. Yani, belediyenin işi özel sektörle rekabet ederek gelir sağlamak mıdır arkadaşlar? Devletin işi vergi alıp, hizmet yapmaktır. Devlet eğer özel sektörle rekabet edecek lüks konutlar yaparsa, o zaman devlete olan güven de azalır, dolayısıyla devlette bir karmaşa olur. Yani, piyasa ekonomisi diyor bu hükûmet. Peki, KİPTAŞ’ın yaptığı vergisiz, imar kolaylığı olan arsaları alıp, lüks konut yaparak acaba özel sektörle haksız rekabet yaratmıyor mu? Onun için, bu KİPTAŞ olayının da ben açıklığa kavuşturulmasını talep ediyorum.

Hepinize saygılar sunar, iyi günler dilerim.

BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Korkmaz.

……………..

 HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Sayın Başkanım, Sayın Bakanım, İçişleri Bakanlığımızın ve güvenlik güçlerimizin çok değerli temsilcileri, kamu kurum ve kuruluşlarımızın değerli temsilcileri, basınımızın değerli mensupları; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Bakanlığımız bütçelerinin hayırlı olmasını diliyorum, emeği geçenlere teşekkür ediyorum. İçişleri Bakanlığımıza ve güvenlik güçlerimize, bugüne kadarki çalışmalarından dolayı çok teşekkür ediyorum, başarılar diliyorum.

Ben üç noktaya kısa değinerek sözlerime son vereceğim. Sabahki konuşmalarda Türkiye Cumhuriyeti devletinden bahsedilirken “ortak” kelimesi kullanıldı. Ben şöyle biliyorum: Bir devletin kuruluşunda asli unsurlardan bahsedilebilir, azınlıklardan bahsedilebilir. Çünkü, bir devlet şirket değildir. Türkiye Cumhuriyeti devleti de şirket değildir, bunun bilinmesini istiyorum, benim düşüncem olarak.

İkincisi, dün tutanaklara baktığımda şöyle bir ifade gördüm -terörle ilgili olduğu için, konumuzla ilgili olduğu için bugün bahsediyorum- “ırkçı kalkışma” ve “şovenist tahrik”. Terör olaylarına ve şehitlerimiz nedeniyle, toplumumuzun gösterdiği infiali ve duyarlılığı böyle tarif etmenin kabul edilmez olduğunu düşünüyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün vatandaşlarının -çok küçük bir azınlık belki olabilir- bunu kabul etmeyeceğini düşünüyorum. Olsa olsa böyle bir tarif, terör örgütü ve yandaşları için uygun olabilir diye düşünüyorum.

Sabahleyin KİPTAŞ’tan bahsedildi, hemen kısa bir not vermek istiyorum ve sözlerime son vermek istiyorum. KİPTAŞ 1995-2007 arasında 45.317 konut yapmış, bunun 4.858’i lüks konut, 40.459’u sosyal konut. Yüzde 12’ye 88 gibi, yani yüzde 88 oranında sosyal konut yapımı söz konusu. Kaldı ki, bu lüks konutları daha fazla sosyal konut yapabilmek ve arsa temin edebilmek amaçlı kaynak geliştirme projeleri olarak yapmış.

Bu bilgileri de sizlere sunarak, tekrar bütçelerimizin hayırlı olmasını diliyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz.

ESFENDER KORKMAZ (İstanbul) – Kanuna aykırı! Yasaya aykırı! Lüks konut yapamaz, yasaya aykırı.

BAŞKAN – Peki, teşekkür ederiz efendim.