Prof. Dr. Esfender Korkmaz'ın web sitesine hoşgeldiniz

 
 


ANA SAYFA

 

BİYOGRAFİ

KONFERANSLAR

KİTAPLAR

TBMM FAALİYETLERİ

FOTOĞRAF GALERİSİ

 

CHP GENEL MERKEZ İSTANBUL ARAŞTIRMALAR FORUMU

 

KARS-ARDAHAN-IĞDIR


İktisat Fakültesi Mezun ve Mensupları Vakfı


İ.Ü. İktisat Fakültesi


E-Posta




































































































 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



 

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU GÖRÜŞMELERİ

 

13 Kasım 2007 Salı

 

"Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesinde, bölgenin kalkınması ihmal edilmiştir"


                                 2008 MALÎ YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE

KANUNU TASARISI İLE 2006 MALÎ YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU

TASARISI’NIN PLAN VE BÜTÇE

KOMİSYONU GÖRÜŞME

TUTANAKLARI

 

BAŞKAN: Sait AÇBA (Afyonkarahisar)
BAŞKANVEKİLİ: Mehmet Altan KARAPAŞAOĞLU (Bursa)
SÖZCÜ : Hasan Fehmi KİNAY(Kütahya)
KÂTİP : Süreyya Sadi BİLGİÇ (Isparta)

 

13.11.2007

İ Ç İ N D E K İ L E R

 - BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI
- Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü
- ULAŞTIRMA BAKANLIĞI
- Karayolları Genel Müdürlüğü
- Telekomünikasyon Kurumu
- Denizcilik Müsteşarlığı
- Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü

                                           S Ö Z   A L A N L A R

BİRİNCİ OTURUM

 

1

 

 

 

Faruk  Nafiz OZAK (Bayındırlık ve İskan Bakanı)

Trabzon

1-11

Ferit Mevlüt ASLANOĞLU

Malatya

11-15

Harun ÖZTÜRK

İzmir

15-18

Bülent BARATALI

İzmir

18-23

Mehmet Zekai ÖZCAN

Ankara

23-25

Hasip KAPLAN

Şirnak

25-29

Mustafa ÖZYÜREK

İstanbul

29-32

Emin Haluk AYHAN

Denizli

32-36

Mehmet GÜNAL

Antalya

36-38

Mehmet Akif HAMZAÇEBİ

Trabzon

38-41

Erkan AKÇAY

Manisa

41-44

Faik ÖZTRAK

Tekirdağ

44-47

Gürol ERGİN

Muğla

48-51

Kemalettin NALCI

Tekirdağ

51-53

Tayfur SÜNER

Antalya

53-55

Metin ARİFAĞAOĞLU

Artvin

55-56

 

 

 

SORULAR

 

56

 

 

 

Alettin BÜYÜKKAYA

İstanbul

57

Kerem ALTUN

Van

57

Münir KUTLUATA

Sakarya

57-58

Ferüt Mevlüt ASLANOĞLU

Malatya

58-59

Faruk ÖZ

Malatya

59-60

Abdülkadir AKCAN

Afyankarahisar

60-61

Faruk Nafiz ÖZAK (Bayındırlık ve İskan Bakanı)

Trabzon

61-69

Mehmet Akif HAMZAÇEBİ

Trabzon

69-70

Emin Haluk AYHAN

Denizli

70-71

 

 

 

MADDELER

 

71-72

 

 

 

İKİNCİ OTURUM

 

73

 

 

 

Binali YILDIRIM (Ulaştırma Bakanı)

Erzincan

73-101

Mehmet Faruk ÖZ

Malatya

101-103

Necdet ÜNÜVAR

Adana

103-104

Mehmet GÜNAL

Antalya

104-107

Mevlüt ASLANOĞLU

Malatya

108-110

Ali Osman SALİ

Balikesir

110-111

Esfender KORKMAZ

İstanbul

111-114

Necdet BUDAK

Edirne

114-115

Mustafa KALAYCI

Konya

115-117

Münir KUTLUATA

Sakarya

117-121

Mustafa ÖZYÜREK

İstanbul

122-126

 

 

 

ÜÇÜNCÜ OTURUM

 

127

 

 

 

Muzaffer BAŞTOPCU

Kocaeli

127-128

Gültan KIŞANAK

Diyarbakir

128-130

Bülent BARATALI

İzmir

130-132

Erkan AKCAY

Manisa

132-134

Mustafa KABAKCI

Konya

134-135

Mehmet Akif HAMZAÇEBİ

Trabzon

135-140

Cahit BAĞCI

Çorum

140-141

Kemal DEMİREL

Bursa

141-142

Gürol ERGİN

Muğla

142-143

Mehmet DANİŞ

Çanakkale

143-145

Abdülkadir AKCAN

Afyankarahisar

145-146

Musa SIVACIOĞLU

Kastamonu

146-147

Galip ZEREY (Telekomikasyon Kurumu İkinci Bşk)

 

147-148

Binaİi YILDIRIM  (Ulaştırma Bakanı)

Erzincan

148-153

 

 

 

MADDELER

 

153-156

 

 

 

Kapanma Saatı: 22:45

 

 

BAŞKAN - Plan ve Bütçe Komisyonunun değerli üyeleri, Değerli Bayındırlık ve İskân Bakanımız, Bayındırlık ve İskân Bakanlığımızın değerli temsilcileri, diğer kamu kurum ve kuruluşlarımızın değerli temsilcileri, basınımızın ve televizyonlarımızın değerli temsilcileri; hepinizi Başkanlık Divanı adına saygıyla selamlıyorum.

13’üncü  Birleşimin Birinci Oturumunu açıyorum.

Gündemimizde Bayındırlık ve İskân Bakanlığı ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü bütçeleri yer almaktadır.

Bütçelerle ilgili sunuşunu yapmak üzere Sayın Bakana söz veriyorum.

 ……………

 Sayın Korkmaz buyurun.

ESFENDER KORKMAZ (İstanbul) – Efendim, teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum.

Efendim, Bakü-Tiflis-Kars demir yolu Türkiye’nin yirmi beş senelik bir projesidir. Bu proje önemli bir projedir. Çünkü, Avrupa’dan Çin’e kadar Kafkas ülkeleri ve Orta Asya’yı geçecek bir projedir. Bu projenin aynı zamanda bir özelliği var, o da Doğu Anadolu’da Kars, Ardahan yörelerinin kalkınmasına da önemli bir katkı sağlayacaktır. Maalesef, arkadaşlar projenin son şekliyle bu, bölgenin kalkınmasıyla ilgili yanı ihmal edilmiştir.

Efendim, bu proje Kars’tan sonra, Ardahan’dan, Çıldır Gölü’nün doğusundan ve dağların üzerinden geçiyor, yani Gökdağların üzerinden geçiyor. Şimdi, dağların üzerinden geçince maliyeti daha yüksek oluyor. Ayrıca, Çıldır’dan geçmediği için orada bir istasyon yok. Dolayısıyla, Ardahan için bu projenin bir kalkınma özelliği yok. Yani, ayrıca, biliyorsunuz, Ardahan ve Çıldır, Karadeniz Bölgesi’nden daha yakın. Şimdi, Karadeniz Bölgesi’nden yükleme için orada bir istasyon olsaydı, bu hem Karadeniz Bölgesi için masrafların minimize edilmesi, yani navlunun daha düşük olması hem de orada bir istasyon olduğu takdirde, o bölgenin kalkınmasına hizmet edecekti. Şimdi, 10 kilometre bir fark var. 10 kilometre fark, aslında o dağlardaki viyadüklerin maliyetiyle eş değer. Onun için, bunun, Çıldır’dan, orada bir istasyon kurularak geçmesi hâlinde, bir proje değişmesi hâlinde o bölgeye çok faydalı olacağını düşünüyorum ve dolayısıyla bunu Bakanlıktan ve Sayın Bakandan rica ediyorum. Eğer, imkân varsa, bu 10 kilometrelik yolun uzatılmasıyla, Çıldır’da bir istasyon kurulmasıyla bölgenin kalkınmasına önemli bir hizmet gelecektir.

Efendim, kruvaziyer turizmi bütün dünyada yükselen bir değerdir. Kruvaziyer turizmi gelişen bir turizmdir. Fakat, maalesef, bakanlıklar arasında koordinasyon olmadığı için Türkiye’de yeterince gelişmiyor. Şimdi, nasıl oluyor bu? Bakın, kruvaziyer gemilere Turizm Bakanlığı “turizm işletme belgesi” veriyor. Şimdi, senelerdir bu işletme belgesi veriliyor ve senelerdir turizm belgesi olduğu için bu kruvaziyer gemilerden içki ruhsatı istenmiyordu. Ama, maalesef, üç-dört senedir bunlardan içki ruhsatı isteniyor. Şimdi, düşünün ki, turistik bir gemiye “Efendim, içki ruhsatı alacaksın.” Peki nasıl alacaksın? İstanbul Beyoğlu Belediyesinden alacaksın. Yani, turistik gemiye Beyoğlu Belediyesi içki ruhsatı verecek ve nasıl alacaksın? Kabataş’a gemi gelecek, Beyoğlu Belediyesinin denetmenleri gidecek, orada denetleyecekler ve içki ruhsatı verecekler. Bunun için de aylar geçecek. Arkadaşlar, böyle çelişki olmaz. Yani, turizmde yol almak istiyorsak, mutlaka Sayın Bakanın iyi niyeti kadar Turizm Bakanlığının da iyi niyetli olması lazım. Bu konuda mutlaka bir koordinasyon olması lazım.

Efendim, Telekom, Türkiye’nin bir yarası oldu, kamu vicdanını rahatsız eden bir olay hâline geldi. Telekom grevi o hâle geldi ki, cumartesi ben şahit oldum, devlet, yürütme organı grev kırıcı duruma düştü. Cumartesi ben şahit oldum diyorum, çünkü grev olduğu hâlde, İkitelli’de taşeron firma çalıştı, cumartesi, pazar. Nasıl çalıştı bu? Grevdekilerin ifadesine göre, Büyükşehir iş makineleri kablolara zarar veriyor. Kablolara zarar verince, bu işçiler yaptı diye oraya polis geldi ve polis nezaretinde orada taşeron firma çalıştı. Şimdi, bakın, burada da devletin iki bakanlığı arasında bir koordinasyon eksikliği var. Nasıl? Şimdi, işçiler, sendika, elinde belgesi var, bende de kopyası var, Çalışma Bakanlığından belge alıyor, taşeron firma burada çalışamaz. Ama, buna mukabil, İçişleri Bakanlığı vasıtasıyla orada polis cumartesi, pazar, taşeron firmayı çalıştırıyor. Bakın, neden cumartesi, pazar çalıştırıyor? Çünkü, başka gün çalıştırsa, mesai dahilinde çalıştırsa mahkeme tedbir kararı alacak. Şimdi düşünebiliyor musunuz, burada devletin grev kırıcılığı yapmasına hiç kimsenin göz yummaması lazım. Dolayısıyla, bu Telekom grevinin bitmesi lazım. Çünkü, mevcut şirket işçilerin kazanılmış haklarından kesmek istiyor. Dolayısıyla, burada bu grevin bitmesi için Bakanlığın da önayak olması lazım, Telekomun da önayak olması lazım ve dolayısıyla bu grevin bitmesi lazım.

Şimdi, Değerli Bakan, değerli arkadaşlar, Değerli Başkanımız -sonradan söyledik Başkanımızı- değerli basın mensupları; Türkiye’de limanların, otoyolların ve köprülerin özelleştirilmesi bugün özellikle Hükûmet tarafından heyecanla anlatılıyor, ama Türkiye’nin geleceği açısından çok önemli sıkıntılar ortaya çıkacak arkadaşlar. Şimdi, ben uygulamayı anlatmıyorum, uygulamadaki sıkıntıları, sorunları anlatmıyorum. Yalnız, 2007 programında da dört liman daha özelleştirilecek, 2008 programında da yedi paralı yol, iki köprü özelleştirilecek. Şimdi, bunları özelleştirmek… Mevcut özelleştirilenler de birtakım ekonomik ve sosyal zararlar getirdi bu topluma, bu özelleştirilecekler de zarar getirecek. Nasıl getirecek? Şimdi, bir defa, tüketici daha pahalı mal, daha pahalı hizmet satın alacak. Neden? Çünkü, özel sektör kârlılık esasına dayalı. Ha, diyeceksin, ben fiyatı kontrol ediyorum. Edemezsiniz fiyatı kontrol, çünkü, yani, özel sektörün baskılarına da boyun eğemezsiniz. Neticede siz, kara yolunda daha pahalıya gideceksiniz, köprüden daha pahalı geçecek insanlar ve dolayısıyla, tüketici buradan zarar görecek, daha pahalı hizmet kullanacak.

Şimdi, hiç tartışmadığımız bu altyapıların bir fiyat stratejisi var, devletin hâkim olduğu bir fiyat stratejisi var. Nedir bu? Şimdi, ekonomide durgunluk varsa, devlet bu altyapı hizmetlerinin fiyatını düşürebilir. Neden düşürür? Ekonomide canlanma olsun. Bütün bu altyapılar ekonomiye girdi oluyor. Dolayısıyla, siz girdi fiyatlarını bir strateji olarak düşürebilirsiniz, düşünürsünüz ki, yarın durgunluk olursa ekonomi canlansın. Şimdi, biz, bugünkü konjonktüre göre her şeye altyapıyı veriyoruz, elimizde bir fiyat stratejisi olmuyor arkadaşlar. Onun için, bu fiyat stratejisi… Yani stratejik anlamdan benim kastettiğim fiyat stratejisidir. Şimdi, geliri ne oluyor özelleştirmenin? Geliri hazinede nakit…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapandı)

ESFENDER KORKMAZ (Devamla) – Teşekkür ederim.

Geliri ne oluyor? Geliri hazinede nakit hesabına kaydediliyor değil mi. Nereye gidiyor, yeni yatırıma mı gidiyor? Hayır. Nereye gidiyor? Hazinenin nakit ihtiyacını karşılamak için gidiyor. Şimdi, dolayısıyla, siz bir yatırımı satıyorsunuz, yerine bir yatırımı yapmak için satarsanız olabilir yahut da Göcek’teki gibi yap-işlet-devret modeliyle yeni bir tünel yaparsınız, özel sektör ilave bir tünel yapar, olabilir. Ama, elimizdeki mevcut yatırımın gelirini satarsanız ve bunu nakit ihtiyacınız için kullanırsanız yarın bütçeniz de açık verir, nakdiniz de açık verir. Onun için, bunların altyapı yatırımlarının satılması, işletmesinin özel sektöre devredilmesi doğru değil.

Şimdi, kara yolları ve köprülerin onarımını kim yapacak özelleştirilince? Herhalde özel sektörün yapması lazım değil mi, yani özel sektöre devredilince. Peki, sorarım size, özel sektör devlet kadar o konuda hassas olabilir mi, yani kârlılığını düşünen özel sektör altyapıyı devlet kadar sağlam yapabilir mi? Yani, o kara yolunun onarımına devlet kadar önem verebilir mi? Yani, altyapı yatırımlarının satılması, özelleştirilmesi çok doğru değil. Bunu yapmayalım, çünkü altyapı zaten Türkiye’de yetersiz. O kadar ki, Avrupa’da kara yolu, kilometrekare başına, Avrupa Birliği yirmi beş ülkesinde 0,475, Türkiye’de 0,201, 2 katı. Demir yolu, bin metrekarede kilometre olarak Avrupa’da 50, Türkiye’de 11, 5 katı. Onun için,  devlet yap-işlet-devret modelini uygulamada devam ettirebilir, ama özelleştirme bu toplumun geleceğinden, özellikle altyapı özelleştirilmesi, yolun, köprünün özelleştirilmesi bu toplumun geleceğinden götürüyor.

Teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Korkmaz.

Sayın Budak.

NECDET BUDAK (Edirne) – Sayın Başkan, Sayın Bakanım; benim kısa kısa birkaç sorum olacak. Gerçekten, herhalde şu ana kadar dinlediğimiz bakanlıklar içerisinde rekor düzeyde, sabırla ve heyecanla dinledik, yaklaşık iki buçuk saat ve burada da ben onu gözledim, iktidar-muhalefet Türkiye’de gerek…

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) – Diğer bakanlar alınmasın.

NECDET BUDAK (Devamla) – Ama, yani, bilmiyorum, iki buçuk saat dinledik, ama bunu gerçekten zevkle dinledik. Diğer bakanlarımız biraz zamana uydu, belki ondandır, ama burada çok güzel şeyler yapıldığı için, özellikle muhalefetin ses çıkarmaması, bu anlamda, yani…

ESFENDER KORKMAZ (İstanbul) – Daha nasıl çıkaracaktık?

    ………………..