
Prof. Dr. Esfender Korkmaz
CHP İstanbul Milletvekili
28. Şubat. 2008 basın toplantısı
DEVLET BORÇLARI İYİ
YÖNETİLMİYOR.
BAŞBAKAN TOPLUMA
YANLIŞ BİLGİ VERİYOR.
I)Başbakan halka yanlış bilgi veriyor.
Başbakan ve Maliye Bakanı, Kamu borç stokunu düşük
göstermek için Hazine Müsteşarlığı tarafından,
hesaplanan ‘’Kamu Net Borç Stoku ‘’nu
kullanıyor.
Gerçekte ise ‘’Kamu
Net Borç Stoku ‘’ kamunun gerçek borcunu
göstermez.
1) Kamunun gerçek
borcunu brüt borç stoku gösterir: 2007
yılı 3. çeyrek itibariyle Kamunun gerçek borcunu
gösteren iç ve dış Toplam Kamu Borç stoku (
Brüt ) 358.5 milyar YTL, dir.
( Hazine Müsteşarlığı Ocak 2008 Kamu Borç yönetimi
raporu )
2)Başbakanın
kullandığı Toplam Kamu Net Borç Stoku:
252.5 milyar YTL dir . ( aynı rapor )
3)Arada 106 milyar YTL
fark vardır. Net borç stoku, kamunun borç
stokunu 106 milyar YTL eksik göstermektedir.
4)Toplam
Kamu Net Borç Stoku,
IMF ve OECD tarafından kullanılan bir
göstergedir. IMF bu göstergeyi , Bir ülke
sıkışınca elindeki varlık ve nakitleri de
kullanarak dış borcunu ödeyip- ödeyemeyeceğini
sorgulamak için kullanır. Ülke açısından ise Net
borç stoku bir zaman kesitinde Kamunun nakit
ihtiyacını gösterebilir… Ancak hiçbir zaman
Kamunun gerçek borcunu göstermez. Kamunun gerçek
borcunu Brüt borç stoku gösterir.
Zaten Tüm Avrupa
ülkeleri de borç stokunu göstermek için Brüt borç
stokunu kullanıyor. Türkiye’de hazinenin net Borç
stoku hesaplaması doğru değildir. Başbakanın net
borç stokunu, kamu borç stoku olarak kullanması da
İktisat mantığına ve etiğine aykırıdır.
Halktan gerçekleri
gizlemek , doğruları saptırmak ve özel kesimi
yanlış yönlendirmek anlamını taşır.
5)
Hükümet üyeleri Kamu borç yükünü de
saptırmaktadır.
Borç yükü
olarak Kamu net Borç Stokunun GSMH’ ye oranı olan
yüzde 45 oranını kullanmaktadır. Bu oranı kullanan
Başbakan ve Bakanlar Kamu borç yükünün AB
Maastricht kriterlerinin altında olduğunu tekrar
etmektedir. Gerçekte ise Kamu borç stoğunun (brüt
)GSMH’ ya oranı yüzde 60 dolayındadır. Örneğin
AB Tanımlı Genel Yönetim
Borç stoku ‘nun GSMH’ ye oranı Kamu
borç yönetimi raporunda yüzde 60 .7 dir. Kaldı
ki, Başbakan gerçek oranları vermek yoluyla da
aynı savunmayı yapabilir.
II
)Net borç stoku, gerçek borç yükünü göstermez:
Hazine Kamu ‘’Net
Borç Stoku ‘’ hesabını şöyle yapmaktadır:
2007 3.
ÇEYREK KAMU BORÇ STOKU
Milyar YTL
Toplam
Kamu Borç Stoku (Brüt ) 358.5
-
MB net
varlıkları -39.9
-
Kamu Mevduatı
-37.3
-
İşsizlik sigortası
fonu net varlıkları -28.8
Kamu net
borç stoku 252.5
Kamu net borç stokuna ulaşmak için, Kamu Borç
Stokundan
( Brüt ) MB net varlıkları, Kamu Mevduatı ve
İşsizlik sigortası fonu net varlıkları
çıkarılıyor.
Kamu borcu,
Kamunun faiz ödediği, bir vadesi olan ve vade
sonunda nakden veya hesaben geri ödediği
borçlarıdır. Borç idaresinin net borca
ulaşabilmesi için, MB net varlıklarını, Kamu
mevduatını ve İşsizlik sigortası Fonunu düşmesi
yanlıştır.
-
MB Net
varlıkları (1)
, MB’ nin net dış
varlıklar ve diğer varlık ve yükümlülükler
toplamıdır. 2007 3. çeyrekte, MB net dış
varlıkları 71.3 milyar YTL ve diğer varlık ve
yükümlülükler eksi 31.6 milyar YTL’ dir. MB
rezervlerine karşılık, Türkiye de 100 milyar dolar
kısa vadeli yabancı sermaye (sıcak para) var. Bu
sıcak para da aslında bir kısa vadeli borçtur.
(1)
Merkez Bankasının Net dış varlıkları, Net uluslar
arası rezervlerini, orta ve uzun vadeli döviz
kredilerinin (net ) ve diğer net dış varlıklarının
( yerli bankalar döviz cinsinden verdiği net borç
hariç ) toplamı olarak tanımlanıyor.
-
Kamu
mevduatının kamu borcundan indirilmesi yanlıştır. Birisi borçtur, birisi nakit varlıktır. Kamu bu Mevduat için faiz
alıyor. Bu faiz bütçeye gelir kaydediliyor.
Borçtan indirilmesi halinde çift sayma olacaktır.
Kaldı ki, bu mevduatın çoğu, tahakkuk etmiş ve
ödenmek üzere olan nakitlerdir. Örneğin aybaşında
kamu çalışanlarına ödenecek maaşlar, TÜBİTAK’ın
yaptırdığı araştırmalar için ödeyeceği bedeller
veya Müteahhitlerin tahakkuk etmiş ve ödenmemiş
paraları bankada beklemektedir. Bunlar kamunun
nakit imkanlarıdır. Kamu borcunu azaltmazlar.
-
İşsizlik
Sigortası Fonu net varlıkları zaten kamunun borç
olarak kullandığı fondur.
Bu fon, işsizlere
ödenmek üzere işçinin ve işverenin ödediği
primlerden oluşmaktadır. Hazine bu fonu borç
olarak kullanıyor. Faiz ödüyor. Vadesi geldiğinde
geri ödüyor. Bu nedenlerle kamu borcudur. Net borç
stoku için, bu borcu yok saymak yanlıştır.
-
Geçmişte tasarruf
teşvik kesintilerini de hazine borç olarak aldı ve
kullandı. Net borç stoku bu nedenle düşük
gösterildi. Ancak sonunda bu kesintiler
sahiplerine ödendi.
Özet
olarak, 2007 yılı 3. çeyrek itibariyle, Hazine
müsteşarlığı raporunda:
İç ve
dış toplam kamu borç stoku 358.5 milyar YTL
AB
tanımlı Genel yönetim Nominal Borç stoku 344.0
milyar YTL
2008
Ocak ayında Merkezi Yönetim Borç stoku, 336.6
milyar YTL’ dir.

III)
Türkiye’nin Borç Yükü, uluslar arası Borç yükü
standartlarının gösterdiğinden daha yüksektir.
Toplam Borç stokunun GSMH’ ye oranı olarak tarif
edilen borç yükü şöyledir:
Toplam Kamu Borç yükü: 358.5
/ 640.0 = 56.0
(2007 3. çeyrek )
AB Tanımlı genel Yönetim Nominal Borç Yükü :
( 2007 3. çeyrek ) 344.0
/ 640.0 = 54.0
Merkezi yönetim Borç yükü :
336.6 / 640.0 = 52.6
(Ocak 2008 )
Borç yükünü yalnızca stok ve oranlar göstermiyor.
Türkiye’ de Borç yükünün göründüğünden daha ağır
olmasına yol açan göstergeler şunlardır:
1) Borç
servisi içinde faizin payı yüksektir.
2007 BORÇ SERVİSİ
Milyar YTL
Toplam Borç servisi ………158.9
İç Borç
servisi ……………..136.8
Anapara………………….. 96.4
Faiz
………………………….40.4
Faizin
yüzde payı……………22.1
Dış
borç servisi ……………22.1
Anapara ……………………..15.7
Faiz…………………………… 6.4
Faizin yüzde payı ………… 29.0
Kamu iç ve dış
borcu, iç ve dış açıklar için kullanıldı. Eğer bu
borçlar yatırım yapmak için alınsaydı, faiz
yükünün bir kısmı veya daha fazlası, üretim artışı
ve büyüme yoluyla ödenmiş olurdu.
2) Borç
servisinin finansmanı vergi gelirleriyle
yapılmıyor
Kamu borçlarının bir kısmı yeni borçlanmayla ve
varlık satışlarıyla yapılıyor. Bu nedenle, kamu
potansiyel gelirden mahrum oluyor. Mutlak anlamda
borç stoğu artıyor.
2007
yılında borç finansmanında:
İç borç
anapara Ödemesi …………96.4 Milyar YTL
İç
borçlanma ………………………108.8 Milyar YTL
İç borç
stoğunda artış…………… 12.4 Milyar YTL oldu.
3) Faiz
dışı fazla Borçlanmaya sınır getirmiyor
İki nedenle getiremiyor…
Bir…
Borç Anapara ödemeleri bütçe dışında olduğu için,
hazine istediğinde borçlanmaktadır. Bu nedenledir
ki borç stoğu artmaktadır.
İki…
Hazine özelleştirme gelirleri gibi bazı gelirleri
bütçeye gelir kaydetmiyor. Bunları Hazine
hesabında nakit gelirleri içinde gösteriyor.
Ayrıca bunlarla kamu hizmeti yapıyor. Örneğin
KÖYDES’ e transfer ediyor. Örneğin Büyük Şehir
Belediyelerine çok uzun dönemli borç veriyor.
Özetle bütçeyi by- pas
ediyor.
Mamafih , 2007
yılında Bütçe açığı 13.9 milyar YTL olurken ,
Hazine nakit açığı 19.7 milyar YTL oldu.
4) AKP
İktidarında Borç stoku arttı
MERKEZİ YÖNETİM BORÇ STOKU
Borç Stoku
Artış Artış
(Milyar YTL) (Milyar
YTL) %
________
________ ______
2002 179.6
2008
336.6 157.0 87
5)
Borç idaresi yetersizdir
Hazine, Merkezi yönetim borç stokunu aylık
zamanında ve fakat kamu Borç stokunu 6 ay
gecikmeli açıklıyor. Bu durum borç idaresinin iyi
yönetilmediğini, kamu idareleri arasında
koordinasyon eksikliği olduğunu gösteriyor.
6)
Borçlanmada risk arttı.
Hazinenin Kamu Borç raporuna göre, 2006 yılında
kamu borcunda ortalama faiz oranı yüzde 18.1 iken
2007 yılında yüzde 18.4 ‘e çıktı. Buna karşılık
ortalama borç vadesi 28 aydan 34 aya yükseldi.
Ancak 34 ay, yani iki yıl 10 ay da devlet borcunda
kısa bir vadedir.
Türkiye net dış
borç ödeyen ülke konumuna geldiğinde, borç
mürettebatının GSMH’ ye oranı büyüme oranından
daha yüksek olursa dışarıya net kaynak çıkışı
olacaktır. Fakirleşmeye neden olacaktır.
Kamu dış borcunda azalma var. Ancak özel sektör
dış borç stoku hızla artı. Bu nedenlerle,
Fitch ve JCR 2006 yılında
BB- pozitif olan Türkiye’nin Kredi notunu Durağana
çevirdiler.
7) Kısa
vadeli dış borçlar daha hızlı arttı
Eylül 2002
tarihinde Türkiye ’nin toplam kısa vadeli dış
borcu, 15.2 milyar dolar iken, Aralık 2007
itibariyle 42.2 milyar dolara yükseldi.
Kısa vadeli dış
borç, vadesi en fazla bir yıl olduğu için, kur
riski daha yüksektir. Kur artışı olursa, birçok
özel sektör şirketi zora girecektir.
8)
Dış Borçlarda Özel ve Kamu ayırımı yerine Türkiye’
nin dış borcu önemlidir.
Başbakan ve
hükümet Özel sektörün dış borçlarını ayrı tutuyor.
Bazı bakanlar bizi ilgilendirmez diyor. Gerçekte
ise Kamu ve Özel sektörün dış borçlarının ekonomik
ve sosyal etkileri aynıdır:
TÜRKİYENİN DIŞ BORCU (2007 III. Çeyrek)
Kamu Dış Borç Stoku: 86.5 YTL
Özel Sektör Dış Borç Stoku: 177.6 YTL
Türkiye’ nin Dış Borç Stoku: 264.1 YTL
-
Dış Borç GSMH’
nın büyüklüğünü etkiler. Özel veya Kamu
değişmez.
-
Dış borçlar
döviz arz ve talebini etkiler.
-
Özel sektör dış
borçlarının artması yeni dış kredi maliyetlerini
artırıyor.
-
Ülkede yatırım
ortamı olmadığı için ve reel faizler yüksek
olduğu için, Özel sektör aldığı dış borçla
yatırım yapmıyor. Bir kısmını Yüksek reel faizle
hazineye veriyor. Bu durum özel sektör pozisyon
açığını ve kur riskini artırıyor.
-
Bazı özel
sektör, bankalardan aldıkları teminat mektupları
karşılığında dış borçlanma yapıyor. Bu durum
dolaylı olarak Türkiye’ deki bankaların dış
yükümlülüğünü ve riskini arttırıyor.
-
Özel sektör dış
kredileri daha kısa vadelidir. Bu nedenle de
risk daha yüksektir.
IV) Ne
yapmak gerekir?
1) Kamu net borç
stoku hesabı yanlıştır. Yanıltıcıdır. Piyasaya,
Özel sektöre yanlış sinyal veriyor. Siyasi
istismarlara neden oluyor. Kaldırılmalıdır.
2) Faiz dışı bütçe
fazlası, Borç anaparaları bütçe dışında olduğu
için, hükümet bütçe dışında hülle yaparak hazineyi
kullandığı için kaldırılmalıdır. Faiz dışı fazla
uygulaması yerine ‘’Bütçe açığının en aza
indirilmesi ‘’ uygulamasına gidilmelidir. Bu yolla
Hazinenin de Bütçeyi by-pas yapması önlenir.
3) Merkezi yönetim
Bütçesi yerine, mahalli idareleri ve Tüm kamu
kesimini içine alan Global bir Bütçe düzeni
getirilmelidir. Bir merkezden ülkenin kaynaklarını
daha etkin bir şekilde dağıtmak imkanı
doğacaktır. Bilgi çağında bu uygulamayı yapmak
imkanı vardır.
4) Bağımsız bir
borç idaresi kurumu oluşturulup, Borç yönetimi bu
kuruma verilmelidir.
Bu kuruma her yıl
Bütçe kanunu ile sınırlı Borçlanma yetkisi
verilmelidir. Borçlanma yetkisi ile birlikte
Mutlak borç stokunu geçmeyecek kadar da bütçeden
ödenek aktarılmalıdır.
Borçları yönetmek
hazinenin ikinci işidir. Borç idaresi daha uzman
bir kuruluş olacaktır. Borçları daha iyi
yönetecektir.
Ayrıca faiz dışı
fazla uygulaması yerine en az bütçe açığı
uygulaması yoluna gidilmelidir.
Bağımsız borç
idaresi kurmak, borçları tasfiye niyetini
göstereceğinden, kamuya güven artacaktır. |